differed significantly
önemli ölçüde farklılık gösterdi
differed greatly
büyük ölçüde farklılık gösterdi
differed slightly
hafifçe farklılık gösterdi
differed markedly
bariz bir şekilde farklılık gösterdi
differed fundamentally
temelden farklılık gösterdi
differed considerably
önemli ölçüde farklılık gösterdi
differed in opinion
fikir ayrılığı vardı
differed from expectations
beklentilerden farklı çıktı
differed in results
sonuçlar farklı çıktı
differed on details
ayrıntılarda farklılık vardı
our opinions on the matter differed significantly.
konuyla ilgili görüşlerimiz önemli ölçüde farklıydı.
the results of the experiments differed from our expectations.
deneylerin sonuçları beklentilerimizden farklı çıktı.
his approach to the project differed from mine.
proje yaklaşımı benimkinden farklıydı.
the two reports differed in their conclusions.
iki rapor sonuçlarında farklılık gösteriyordu.
her views on education differed from those of her peers.
eğitim hakkındaki görüşleri akranlarından farklıydı.
they differed on the best way to solve the issue.
sorunu çözmenin en iyi yolunda farklı düşünüyorlardı.
the climate in these two regions differed greatly.
bu iki bölgedeki iklim büyük ölçüde farklıydı.
his experiences differed from what he had read in books.
yaşantıları, kitaplarda okuduklarından farklıydı.
our tastes in music differed over the years.
müzik zevklerimiz yıllar içinde farklılaştı.
the two cultures differed in many aspects.
iki kültür birçok açıdan farklılık gösteriyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir