diminisher

[US]/dɪˈmɪnɪʃə/
[UK]/dɪˈmɪnɪʃər/
Frequency: Very High

Translation

n. bir şeyi azaltan cihaz veya kişi

Phrases & Collocations

diminisher effect

azaltıcı etki

diminisher role

azaltıcı rol

diminisher factor

azaltıcı faktör

diminisher model

azaltıcı model

diminisher influence

azaltıcı etki

diminisher strategy

azaltıcı strateji

diminisher variable

azaltıcı değişken

diminisher mechanism

azaltıcı mekanizma

diminisher principle

azaltıcı prensip

diminisher challenge

azaltıcı zorluk

Example Sentences

the new policy acts as a diminisher of our profits.

yeni politika, karlarımızı azaltan bir faktör olarak işlev görüyor.

his constant criticism is a diminisher of her confidence.

sürekli eleştirileri özgüvenini azaltan bir faktör.

excessive screen time can be a diminisher of attention span.

aşırı ekran süresi dikkat süresini azaltan bir faktör olabilir.

she found that stress was a diminisher of her creativity.

stresinin yaratıcılığını azaltan bir faktör olduğunu fark etti.

the lack of resources is a diminisher of our project’s success.

kaynak eksikliği projemizin başarısını azaltan bir faktör.

overeating can be a diminisher of your health.

aşırı yemek yemek sağlığınızı azaltan bir faktör olabilir.

negative feedback can often be a diminisher of team morale.

olumsuz geri bildirimler genellikle ekip moralini azaltan bir faktör olabilir.

time constraints can serve as a diminisher of quality in work.

zaman kısıtlamaları, iş kalitesini azaltan bir faktör olabilir.

his lack of experience is a diminisher of his effectiveness.

deneyim eksikliği etkinliğini azaltan bir faktör.

fear of failure is often a diminisher of personal growth.

başarısızlık korkusu genellikle kişisel gelişimi azaltan bir faktör.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now