discombobulated state
şaşkın halde
discombobulated feelings
şaşkın duygular
discombobulated mind
şaşkın zihin
feeling discombobulated
şaşkınlık hissetmek
discombobulated thoughts
şaşkın düşünceler
discombobulated situation
şaşkın durum
discombobulated moment
şaşkın an
discombobulated response
şaşkın tepki
discombobulated plan
şaşkın plan
discombobulated environment
şaşkın ortam
after the sudden change in plans, i felt completely discombobulated.
planların ani değişikliğinden sonra kendimi tamamen karışık hissettim.
the discombobulated instructions left everyone confused.
karışık talimatlar herkesi şaşırtmış ve kafa karıştırmıştır.
she was discombobulated by the unexpected news.
beklenmedik haberler onu karıştırdı.
his discombobulated thoughts made it hard to focus.
karışık düşünceleri odaklanmayı zorlaştırdı.
feeling discombobulated, he took a moment to collect himself.
kendini karışık hissedince, kendine gelmek için bir an duraksadı.
the discombobulated crowd struggled to find the exit.
karışık kalabalık çıkışı bulmakta zorlandı.
after the meeting, i was left feeling discombobulated.
toplantıdan sonra kendimi karışık hissetmiştim.
her discombobulated expression indicated her confusion.
karışık ifadesi şaşkınlığını gösteriyordu.
the sudden change in weather left everyone discombobulated.
havanın ani değişimi herkesi karıştırdı.
he tried to explain, but his discombobulated words made it worse.
açıklamaya çalıştı, ancak karışık sözleri durumu daha da kötüleştirdi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir