disinterests

[US]/ˌdɪs.ɪnˈtər.ɪst/
[UK]/ˌdɪs.ɪnˈtɚ.ɪst/

Translation

n. ilgi veya kaygı eksikliği
v. birini ilgisiz veya kayıtsız hale getirmek

Phrases & Collocations

disinterests others

başkalarını ilgisizleştirir

disinterests me

beni ilgisizleştirir

disinterests them

onları ilgisizleştirir

disinterests you

seni ilgisizleştirir

disinterests society

toplumu ilgisizleştirir

disinterests the audience

seyircileri ilgisizleştirir

disinterests the public

kamuyu ilgisizleştirir

disinterests participants

katılımcıları ilgisizleştirir

disinterests clients

müşterileri ilgisizleştirir

disinterests stakeholders

paydaşları ilgisizleştirir

Example Sentences

his disinterests in politics surprised everyone.

Siyasaya olan ilgisizliği herkesi şaşırttı.

she showed disinterests in the ongoing project.

Devam eden projeye karşı ilgisizliğini gösterdi.

disinterests can lead to a lack of motivation.

İlgisizlik, motivasyon eksikliğine yol açabilir.

his disinterests were evident during the meeting.

Toplantı sırasında ilgisizliği belirgindi.

she expressed her disinterests in the discussion.

Tartışmada ilgisizliğini dile getirdi.

disinterests in the topic made it hard to engage.

Konuya olan ilgisizliği, dahil olmasını zorlaştırdı.

his disinterests were reflected in his grades.

Notlarında ilgisizliği yansıdı.

she has many disinterests that affect her career.

Kariyerini etkileyen birçok ilgisizliği var.

disinterests can sometimes be mistaken for apathy.

İlgisizlik bazen kayıtsızlıkla karıştırılabilir.

his disinterests in social events were well-known.

Sosyal etkinliklere olan ilgisizliği herkes tarafından biliniyordu.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now