disobliging

[US]/ˌdɪsəˈblaɪdʒɪŋ/
[UK]/ˌdɪsəˈblaɪdʒɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

adj. yardımsever ya da yardım etmeyen

Phrases & Collocations

disobliging behavior

nezaketsiz davranış

disobliging remarks

nezaketsiz yorumlar

disobliging attitude

nezaketsiz tutum

disobliging person

nezaketsiz kişi

disobliging response

nezaketsiz yanıt

disobliging comments

nezaketsiz yorumlar

disobliging actions

nezaketsiz eylemler

disobliging friends

nezaketsiz arkadaşlar

disobliging service

nezaketsiz hizmet

disobliging gesture

nezaketsiz davranış

Example Sentences

his disobliging attitude made it difficult for the team to work together.

Onun ilgisiz tavrı, ekibin birlikte çalışmasını zorlaştırdı.

she found his disobliging remarks quite rude and unhelpful.

Onun ilgisiz yorumlarını oldukça kaba ve işe yaramaz buldu.

despite his disobliging nature, he was still invited to the party.

Onun ilgisiz yapısına rağmen, hala partiye davet edildi.

her disobliging response left him feeling frustrated.

Onun ilgisiz tepkisi onu hayal kırıklığına uğratmış hissetmesine neden oldu.

the disobliging service at the restaurant was disappointing.

Restaurandaki ilgisiz hizmet hayal kırıklığı yarattı.

his disobliging comments during the meeting were unnecessary.

Toplantı sırasında yaptığı ilgisiz yorumlar gereksizdi.

they were disobliging when asked for assistance.

Yardım istenince onlara karşı ilgisiz davrandılar.

being disobliging can damage your relationships with others.

İlgisiz olmak başkalarıyla olan ilişkilerinizi zedeleyebilir.

his disobliging nature often led to misunderstandings.

Onun ilgisiz yapısı genellikle yanlış anlamalara yol açtı.

she tried to avoid disobliging anyone in the group.

Gruptaki kimseyi incitmemeye çalıştı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now