distils knowledge
bilgi damıtıyor
distils essence
öz damıtıyor
distils ideas
fikir damıtıyor
distils experience
deneyim damıtıyor
distils truth
gerçek damıtıyor
distils wisdom
hikmet damıtıyor
distils emotion
duygu damıtıyor
distils meaning
anlam damıtıyor
distils passion
tutku damıtıyor
distils purpose
amaç damıtıyor
the distils of knowledge are essential for progress.
bilgi damıtımları ilerlemek için önemlidir.
the artist distils emotions into her paintings.
sanatçı duyguları resimlerine dönüştürür.
he distils his thoughts into concise arguments.
o düşüncelerini özlü argümanlara dönüştürür.
the process distils the essence of the ingredients.
süreç malzemelerin özünü damıtarak ortaya çıkarır.
she distils her experiences into life lessons.
o deneyimlerini hayat derslerine dönüştürür.
the distils of the research provide valuable insights.
araştırmaların damıtımları değerli bilgiler sağlar.
he distils complex ideas into simple explanations.
o karmaşık fikirleri basit açıklamalara dönüştürür.
the chef distils flavors to create a unique dish.
şef eşsiz bir yemek yaratmak için lezzetleri damıtarak bir araya getirir.
the company distils customer feedback to improve services.
şirket hizmetleri iyileştirmek için müşteri geri bildirimlerini damıtarak değerlendirir.
she distils her research findings into a report.
o araştırma bulgularını bir rapora dönüştürür.
distils knowledge
bilgi damıtıyor
distils essence
öz damıtıyor
distils ideas
fikir damıtıyor
distils experience
deneyim damıtıyor
distils truth
gerçek damıtıyor
distils wisdom
hikmet damıtıyor
distils emotion
duygu damıtıyor
distils meaning
anlam damıtıyor
distils passion
tutku damıtıyor
distils purpose
amaç damıtıyor
the distils of knowledge are essential for progress.
bilgi damıtımları ilerlemek için önemlidir.
the artist distils emotions into her paintings.
sanatçı duyguları resimlerine dönüştürür.
he distils his thoughts into concise arguments.
o düşüncelerini özlü argümanlara dönüştürür.
the process distils the essence of the ingredients.
süreç malzemelerin özünü damıtarak ortaya çıkarır.
she distils her experiences into life lessons.
o deneyimlerini hayat derslerine dönüştürür.
the distils of the research provide valuable insights.
araştırmaların damıtımları değerli bilgiler sağlar.
he distils complex ideas into simple explanations.
o karmaşık fikirleri basit açıklamalara dönüştürür.
the chef distils flavors to create a unique dish.
şef eşsiz bir yemek yaratmak için lezzetleri damıtarak bir araya getirir.
the company distils customer feedback to improve services.
şirket hizmetleri iyileştirmek için müşteri geri bildirimlerini damıtarak değerlendirir.
she distils her research findings into a report.
o araştırma bulgularını bir rapora dönüştürür.
Explore frequently searched vocabulary
Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!
Download DictoGo Now