dizening

[US]/dɪˈzeɪnɪŋ/
[UK]/dɪˈzeɪnɪŋ/

Translation

vt. gösterişli veya abartılı bir şekilde giydirmek veya süslemek

Phrases & Collocations

dizening colors

dizening renkler

dizening lights

dizening ışıklar

dizening patterns

dizening desenler

dizening heights

dizening yükseklikler

dizening speeds

dizening hızlar

dizening displays

dizening ekranlar

dizening effects

dizening efektler

dizening sounds

dizening sesler

dizening views

dizening manzaralar

dizening choices

dizening seçimler

Example Sentences

we spent the evening dizening at the local café.

Akşamı yerel kafede gezerek geçirdik.

she enjoys dizening through the art gallery.

Sanat galerisinde gezmekten hoşlanıyor.

after dinner, we went dizening in the park.

Akşam yemeğinden sonra parkta gezmeye gittik.

they spent the afternoon dizening around the city.

Öğleden sonra şehirde gezintiye çıktılar.

he was dizening in the bookstore, looking for a new novel.

Yeni bir roman arayarak kitapçıda geziniyordu.

we love dizening at the beach during summer.

Yazın sahilde gezmekten hoşlanıyoruz.

she found herself dizening through the old town.

Kendini eski şehirde gezintiye çıkmış buldu.

he enjoys dizening with friends on weekends.

Hafta sonları arkadaşlarıyla gezmekten hoşlanıyor.

they spent the day dizening in the countryside.

Günü kırsalda gezintiye çıkarak geçirdiler.

we were dizening around the festival, enjoying the atmosphere.

Festival etrafında gezintiye çıkararak atmosferin tadını çıkardık.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now