impending doom
yaklaşan kıyamet
inevitable doom
kaçılamaz kader
sense of doom
kadercilik hissi
doomed to fail
başarısızlığa mahkum
doom and gloom
kasvet ve karamsarlık
doom and despair
korku ve umutsuzluk
escape from doom
kaderden kaçış
The villagers feared the impending doom of the approaching storm.
Köy halkı yaklaşan fırtınanın yaklaşan yaklaşımıyla gelen yaklaşan kötü talihini korkmuştu.
The ancient prophecy foretold the kingdom's doom.
Antik kehanet, krallığın kötü talihini haber veriyordu.
The reckless actions of the ruler sealed the nation's doom.
Hükümdarın dikkatsiz eylemleri, ülkenin kötü talihini mühürledi.
The pandemic brought economic doom to many businesses.
Pandemi, birçok işletmeye ekonomik bir kötü talih getirdi.
The criminal's past finally caught up with him, spelling his doom.
Şüphelinin geçmişi nihayet yakaladı, onun kötü talihini gösterdi.
The explorers stumbled upon an ancient tomb filled with doom and mystery.
Keşişler, kötü talih ve gizemle dolu antik bir mezara denk geldi.
The failed experiment resulted in the scientist's doom.
Başarısız deney, bilim adamının kötü talihine yol açtı.
The dark clouds looming overhead seemed to signal doom.
Yukarıda asılı duran karanlık bulutlar, kötü talih sinyali gibi görünüyordu.
The forbidden ritual unleashed a curse that brought doom to the village.
Yasak ritüel, köye kötü talih getiren bir lanet serbest bıraktı.
The protagonist must confront their fears to avoid their inevitable doom.
Kahraman, kaçınılmaz kötü talihinden kaçınmak için korkularıyla yüzleşmelidir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir