| Plural | doomsayers |
doomsayer prophecy
kıyamet kehaneti
doomsayer warning
kıyamet uyarıları
doomsayer rhetoric
kıyamet söylemi
doomsayer predictions
kıyamet tahminleri
doomsayer claims
kıyamet iddiaları
doomsayer narrative
kıyamet anlatısı
doomsayer mentality
kıyamet zihniyeti
doomsayer fears
kıyamet korkuları
doomsayer ideology
kıyamet ideolojisi
doomsayer vision
kıyamet vizyonu
the doomsayer predicted a catastrophic event.
kehanetçi, yıkıcı bir olay tahmin etti.
many dismissed the doomsayer's warnings as paranoia.
birçok kişi, kehanetçinin uyarılarını paranoya olarak görmezden geldi.
the doomsayer's words echoed in the minds of the people.
kehanetçinin sözleri insanların zihinlerinde yankılandı.
despite being a doomsayer, he had a loyal following.
kehanetçi olmasına rağmen, sadık bir takipçisi vardı.
the doomsayer warned of impending doom for the environment.
kehanetçi, çevre için yaklaşan kıyameti uyardı.
people often ignore the doomsayer until it's too late.
insanlar genellikle çok geç olana kadar kehanetçiyi görmezden gelirler.
the doomsayer claimed that society was on the brink of collapse.
kehanetçi, toplumun çöküşün eşiğinde olduğunu iddia etti.
his reputation as a doomsayer made him unpopular.
kehanetçi olarak ünü onu popüler yapmadı.
some view the doomsayer as a visionary, while others see him as a fool.
bazıları kehanetçiyi vizyoner olarak görürken, diğerleri onu bir aptal olarak görür.
the doomsayer's predictions often provoke fear among the masses.
kehanetçinin tahminleri genellikle halk arasında korku uyandırır.
doomsayer prophecy
kıyamet kehaneti
doomsayer warning
kıyamet uyarıları
doomsayer rhetoric
kıyamet söylemi
doomsayer predictions
kıyamet tahminleri
doomsayer claims
kıyamet iddiaları
doomsayer narrative
kıyamet anlatısı
doomsayer mentality
kıyamet zihniyeti
doomsayer fears
kıyamet korkuları
doomsayer ideology
kıyamet ideolojisi
doomsayer vision
kıyamet vizyonu
the doomsayer predicted a catastrophic event.
kehanetçi, yıkıcı bir olay tahmin etti.
many dismissed the doomsayer's warnings as paranoia.
birçok kişi, kehanetçinin uyarılarını paranoya olarak görmezden geldi.
the doomsayer's words echoed in the minds of the people.
kehanetçinin sözleri insanların zihinlerinde yankılandı.
despite being a doomsayer, he had a loyal following.
kehanetçi olmasına rağmen, sadık bir takipçisi vardı.
the doomsayer warned of impending doom for the environment.
kehanetçi, çevre için yaklaşan kıyameti uyardı.
people often ignore the doomsayer until it's too late.
insanlar genellikle çok geç olana kadar kehanetçiyi görmezden gelirler.
the doomsayer claimed that society was on the brink of collapse.
kehanetçi, toplumun çöküşün eşiğinde olduğunu iddia etti.
his reputation as a doomsayer made him unpopular.
kehanetçi olarak ünü onu popüler yapmadı.
some view the doomsayer as a visionary, while others see him as a fool.
bazıları kehanetçiyi vizyoner olarak görürken, diğerleri onu bir aptal olarak görür.
the doomsayer's predictions often provoke fear among the masses.
kehanetçinin tahminleri genellikle halk arasında korku uyandırır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir