doores

[ABD]/dɔːz/
[İngiltere]/dɔrz/

Çeviri

n. kapı; kapılar (eski ya da lehçe çoğul)

Örnek Cümleler

knock on the doores before entering.

Çıkmadan önce kapılara vurun.

the old house had heavy wooden doores.

Eski evde ağır ahşap kapılar vardı.

all the doores were locked tight.

Tüm kapılar sıkı sıkıya kilitliydi.

she opened the doores to let in fresh air.

Yeni hava almak için kapıları açtı.

the castle doores were reinforced with iron.

Kaleseki kapılara demirle güçlendirilmişti.

he stood silently by the doores waiting.

Kapılara sessizce durmuştu beklerken.

three doores led to the main hallway.

Üç kapı ana koridora açılıyordu.

the doores creaked loudly as they opened.

Kapılar açıldıkça gürültüyle çatladı.

visitors entered through the front doores.

Ziyaretçiler ön kapılardan giriyordu.

mysterious sounds came from behind the doores.

Gizemli sesler kapıların ardından geliyordu.

the tavern doores swung open suddenly.

Tavernanın kapıları ani bir şekilde açıldı.

ancient doores often bore intricate carvings.

Eski kapılarda sık sık karmaşık heykeller vardı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir