drawling voice
uzayan ses
drawling manner
uzayan tavır
drawling speech
uzayan konuşma
drawling tone
uzayan ton
drawling accent
uzayan aksan
drawling style
uzayan stil
drawling delivery
uzayan sunum
drawling conversation
uzayan sohbet
drawling expression
uzayan ifade
drawling laughter
uzayan kahkaha
he spoke in a drawling manner that made it hard to understand him.
Onu anlamayı zorlaştıran, sürükleyici bir şekilde konuştu.
her drawling accent reminded me of the southern states.
Onun sürükleyici aksanı beni güney eyaletlerini hatırlattı.
the drawling voice of the narrator added to the story's charm.
Anlatıcının sürükleyici sesi, hikayenin çekiciliğini artırdı.
as he continued drawling, the audience began to lose interest.
Sürükleyici bir şekilde konuşmaya devam ederken, izleyiciler ilgi kaybetmeye başladı.
she had a charming drawling way of speaking that captivated everyone.
Herkesi büyüleyen, büyüleyici bir sürükleyici konuşma tarzı vardı.
the drawling song echoed through the empty hall.
Sürükleyici şarkı, boş salonda yankılandı.
he was known for his drawling humor that made everyone laugh.
Herkesi güldüren, sürükleyici mizahıyla tanınıyordu.
her drawling laughter filled the room with warmth.
Onun sürükleyici kahkahası odayı sıcaklıkla doldurdu.
the teacher's drawling lecture made the subject seem boring.
Öğretmenin sürükleyici dersi konuyu sıkıcı görünmesini sağladı.
he had a habit of drawling his words, which annoyed his friends.
Kelime kelime sürükleyici bir şekilde konuşma alışkanlığı vardı, bu da arkadaşlarını rahatsız etti.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir