drawling

[US]/dʒrɔːlɪŋ/
[UK]/dɹɔːlɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

adj. yavaş ve tembel konuşmada

Phrases & Collocations

drawling voice

uzayan ses

drawling manner

uzayan tavır

drawling speech

uzayan konuşma

drawling tone

uzayan ton

drawling accent

uzayan aksan

drawling style

uzayan stil

drawling delivery

uzayan sunum

drawling conversation

uzayan sohbet

drawling expression

uzayan ifade

drawling laughter

uzayan kahkaha

Example Sentences

he spoke in a drawling manner that made it hard to understand him.

Onu anlamayı zorlaştıran, sürükleyici bir şekilde konuştu.

her drawling accent reminded me of the southern states.

Onun sürükleyici aksanı beni güney eyaletlerini hatırlattı.

the drawling voice of the narrator added to the story's charm.

Anlatıcının sürükleyici sesi, hikayenin çekiciliğini artırdı.

as he continued drawling, the audience began to lose interest.

Sürükleyici bir şekilde konuşmaya devam ederken, izleyiciler ilgi kaybetmeye başladı.

she had a charming drawling way of speaking that captivated everyone.

Herkesi büyüleyen, büyüleyici bir sürükleyici konuşma tarzı vardı.

the drawling song echoed through the empty hall.

Sürükleyici şarkı, boş salonda yankılandı.

he was known for his drawling humor that made everyone laugh.

Herkesi güldüren, sürükleyici mizahıyla tanınıyordu.

her drawling laughter filled the room with warmth.

Onun sürükleyici kahkahası odayı sıcaklıkla doldurdu.

the teacher's drawling lecture made the subject seem boring.

Öğretmenin sürükleyici dersi konuyu sıkıcı görünmesini sağladı.

he had a habit of drawling his words, which annoyed his friends.

Kelime kelime sürükleyici bir şekilde konuşma alışkanlığı vardı, bu da arkadaşlarını rahatsız etti.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now