drearinesses abound
kasvetler her yerde
escape drearinesses
kasvetlerden kaçın
embrace drearinesses
kasvetleri kucakla
overcome drearinesses
kasvetlerin üstesinden gel
defy drearinesses
kasvetlere meydan oku
confront drearinesses
kasvetlerle yüzleş
mask drearinesses
kasvetleri gizle
find drearinesses
kasvetleri bul
describe drearinesses
kasvetleri tanımla
recognize drearinesses
kasvetleri fark et
amidst the drearinesses of winter, we found joy in small things.
kışın kasvetli anlarının ortasında, küçük şeylerde sevinç bulduk.
the drearinesses of everyday life can sometimes be overwhelming.
gündelik yaşamın kasveti bazen bunaltıcı olabilir.
she wrote poetry to escape the drearinesses surrounding her.
kasvetli ortamdan kaçmak için şiir yazdı.
in the face of drearinesses, laughter can be a powerful remedy.
kasvetli anlar karşısında kahkaha güçlü bir çözüm olabilir.
we decided to plan a trip to escape the drearinesses of the city.
şehir hayatının kasvetinden kaçmak için bir gezi planlamaya karar verdik.
the drearinesses of the rainy season made her feel nostalgic.
yağmurlu mevsimin kasveti onu nostaljik hissettirdi.
finding beauty in the drearinesses of life is a skill.
hayatın kasvetinde güzellik bulmak bir beceridir.
his stories brightened the drearinesses of our long evenings.
onun hikayeleri uzun gecelerimizin kasvetini aydınlattı.
they organized a festival to combat the drearinesses of winter.
kışın kasvetini yenmek için bir festival düzenlediler.
art can transform the drearinesses of a mundane environment.
sanat, sıradan bir ortamın kasvetini dönüştürebilir.
drearinesses abound
kasvetler her yerde
escape drearinesses
kasvetlerden kaçın
embrace drearinesses
kasvetleri kucakla
overcome drearinesses
kasvetlerin üstesinden gel
defy drearinesses
kasvetlere meydan oku
confront drearinesses
kasvetlerle yüzleş
mask drearinesses
kasvetleri gizle
find drearinesses
kasvetleri bul
describe drearinesses
kasvetleri tanımla
recognize drearinesses
kasvetleri fark et
amidst the drearinesses of winter, we found joy in small things.
kışın kasvetli anlarının ortasında, küçük şeylerde sevinç bulduk.
the drearinesses of everyday life can sometimes be overwhelming.
gündelik yaşamın kasveti bazen bunaltıcı olabilir.
she wrote poetry to escape the drearinesses surrounding her.
kasvetli ortamdan kaçmak için şiir yazdı.
in the face of drearinesses, laughter can be a powerful remedy.
kasvetli anlar karşısında kahkaha güçlü bir çözüm olabilir.
we decided to plan a trip to escape the drearinesses of the city.
şehir hayatının kasvetinden kaçmak için bir gezi planlamaya karar verdik.
the drearinesses of the rainy season made her feel nostalgic.
yağmurlu mevsimin kasveti onu nostaljik hissettirdi.
finding beauty in the drearinesses of life is a skill.
hayatın kasvetinde güzellik bulmak bir beceridir.
his stories brightened the drearinesses of our long evenings.
onun hikayeleri uzun gecelerimizin kasvetini aydınlattı.
they organized a festival to combat the drearinesses of winter.
kışın kasvetini yenmek için bir festival düzenlediler.
art can transform the drearinesses of a mundane environment.
sanat, sıradan bir ortamın kasvetini dönüştürebilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir