| Plural | dribs |
dribble the ball
topu sür
dribbling skills
top sürme becerileri
dribble past defenders
defansların arasından top sür
doing the work in dribs and drabs.
İşi azar azar yapıyorum.
He paid back the money in dribs and drabs.
Parayı azar azar geri ödedi.
Sky can be infected in a drib of water.
Gökyüzü su damlasıyla enfekte olabilir.
finished the work in dribs and drabs.
İşi azar azar bitirdim.
People started arriving in dribs and drabs from nine o’clock onwards.
İnsanlar dokuzdan itibaren azar azar gelmeye başladılar.
He likes to dribble the basketball.
Basketbolu top sürmeyi seviyor.
She can dribble the ball with great skill.
Topu büyük beceriyle top sürebilir.
The soccer player can dribble past defenders easily.
Futbolcu, savunucuları kolayca geçebilir.
Dribbling is an essential skill in basketball.
Top sürme, basketbolda önemli bir beceridir.
The coach emphasized the importance of dribbling drills.
Antrenör, top sürme alıştırmalarının önemini vurguladı.
You need good hand-eye coordination to dribble effectively.
Etkili bir şekilde top sürmek için iyi el-göz koordinasyonuna ihtiyacınız var.
The young player needs to work on his dribbling technique.
Genç oyuncu top sürme tekniği üzerinde çalışması gerekiyor.
Dribbling past opponents requires quick footwork.
Rakip pastan top sürmek hızlı ayak hareketleri gerektirir.
She practices dribbling drills every day to improve her skills.
Becerilerini geliştirmek için her gün top sürme alıştırmaları yapar.
Dribbling in basketball can help create scoring opportunities.
Basketbolda top sürme, gol fırsatları yaratmaya yardımcı olabilir.
dribble the ball
topu sür
dribbling skills
top sürme becerileri
dribble past defenders
defansların arasından top sür
doing the work in dribs and drabs.
İşi azar azar yapıyorum.
He paid back the money in dribs and drabs.
Parayı azar azar geri ödedi.
Sky can be infected in a drib of water.
Gökyüzü su damlasıyla enfekte olabilir.
finished the work in dribs and drabs.
İşi azar azar bitirdim.
People started arriving in dribs and drabs from nine o’clock onwards.
İnsanlar dokuzdan itibaren azar azar gelmeye başladılar.
He likes to dribble the basketball.
Basketbolu top sürmeyi seviyor.
She can dribble the ball with great skill.
Topu büyük beceriyle top sürebilir.
The soccer player can dribble past defenders easily.
Futbolcu, savunucuları kolayca geçebilir.
Dribbling is an essential skill in basketball.
Top sürme, basketbolda önemli bir beceridir.
The coach emphasized the importance of dribbling drills.
Antrenör, top sürme alıştırmalarının önemini vurguladı.
You need good hand-eye coordination to dribble effectively.
Etkili bir şekilde top sürmek için iyi el-göz koordinasyonuna ihtiyacınız var.
The young player needs to work on his dribbling technique.
Genç oyuncu top sürme tekniği üzerinde çalışması gerekiyor.
Dribbling past opponents requires quick footwork.
Rakip pastan top sürmek hızlı ayak hareketleri gerektirir.
She practices dribbling drills every day to improve her skills.
Becerilerini geliştirmek için her gün top sürme alıştırmaları yapar.
Dribbling in basketball can help create scoring opportunities.
Basketbolda top sürme, gol fırsatları yaratmaya yardımcı olabilir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir