drowsed off
uykuya dalmak
drowsed away
uykuya daldı
drowsed through
uykusuz
drowsed lightly
hafifçe uykuya dalmak
drowsed briefly
kısa süreliğine uykuya dalmak
drowsed deeply
derin bir uykuya dalmak
drowsed quietly
sessizce uykuya dalmak
drowsed heavily
ağır ağır uykuya dalmak
drowsed away time
zaman uykuya daldı
drowsed in class
derste uykuya dalmak
he drowsed off during the meeting.
toplantı sırasında uyuyakaldı.
the warm sun made her drowsed on the beach.
sıcak güneş onu sahilde uyumasını sağladı.
after a long day, he drowsed in his chair.
uzun bir günün ardından, koltuğunda uyuyakaldı.
she drowsed while reading her favorite book.
en sevdiği kitabı okurken uyuyakaldı.
the lecture was so boring that many students drowsed.
ders o kadar sıkıcıydı ki birçok öğrenci uyuyakaldı.
he drowsed in the car on the way home.
eve giderken arabada uyuyakaldı.
she drowsed off while watching tv.
televizyon izlerken uyuyakaldı.
after lunch, he often drowsed at his desk.
öğle yemeğinden sonra, sık sık masasında uyuyakalırdı.
the gentle rain made him drowsed peacefully.
nazik yağmur onu huzurla uyumasını sağladı.
she drowsed briefly before finishing her work.
çalışmasını bitirmeden önce kısa bir süre uyuyakaldı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir