duad system
duad sistemi
duad analysis
duad analizi
duad model
duad modeli
duad approach
duad yaklaşımı
duad concept
duad kavramı
duad framework
duad çerçevesi
duad theory
duad teorisi
duad structure
duad yapısı
duad function
duad işlevi
duad relationship
duad ilişkisi
he decided to duad with his friends for the weekend.
Haftasonu için arkadaşlarıyla birlikte vakit geçirmeye karar verdi.
they often duad at the local café after work.
Çalıştıktan sonra yerel kafede sık sık vakit geçirirler.
she likes to duad with her family during holidays.
Tatillerde ailesiyle vakit geçirmeyi sever.
we should duad more often to strengthen our friendship.
Daha sık vakit geçirmeliyiz ki arkadaşlığımızı güçlendirelim.
it's important to duad and share experiences with others.
Vakit geçirmek ve başkalarıyla deneyim paylaşmak önemlidir.
they planned to duad at the park for a picnic.
Parkta piknik yapmak için vakit geçirmeyi planladılar.
after the meeting, we can duad for dinner.
Toplantıdan sonra akşam yemeği için vakit geçirebiliriz.
during summer, we love to duad by the beach.
Yazın sahilde vakit geçirmeyi çok severiz.
he always tries to duad with new people at events.
Etkinliklerde her zaman yeni insanlarla vakit geçirmeye çalışır.
let's duad this weekend and catch up.
Bu hafta sonu vakit geçirelim ve hasret giderelim.
duad system
duad sistemi
duad analysis
duad analizi
duad model
duad modeli
duad approach
duad yaklaşımı
duad concept
duad kavramı
duad framework
duad çerçevesi
duad theory
duad teorisi
duad structure
duad yapısı
duad function
duad işlevi
duad relationship
duad ilişkisi
he decided to duad with his friends for the weekend.
Haftasonu için arkadaşlarıyla birlikte vakit geçirmeye karar verdi.
they often duad at the local café after work.
Çalıştıktan sonra yerel kafede sık sık vakit geçirirler.
she likes to duad with her family during holidays.
Tatillerde ailesiyle vakit geçirmeyi sever.
we should duad more often to strengthen our friendship.
Daha sık vakit geçirmeliyiz ki arkadaşlığımızı güçlendirelim.
it's important to duad and share experiences with others.
Vakit geçirmek ve başkalarıyla deneyim paylaşmak önemlidir.
they planned to duad at the park for a picnic.
Parkta piknik yapmak için vakit geçirmeyi planladılar.
after the meeting, we can duad for dinner.
Toplantıdan sonra akşam yemeği için vakit geçirebiliriz.
during summer, we love to duad by the beach.
Yazın sahilde vakit geçirmeyi çok severiz.
he always tries to duad with new people at events.
Etkinliklerde her zaman yeni insanlarla vakit geçirmeye çalışır.
let's duad this weekend and catch up.
Bu hafta sonu vakit geçirelim ve hasret giderelim.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir