edges

[ABD]/ˈedʒɪz/
[İngiltere]/ˈedʒɪz/

Çeviri

n.plural of edge; borders or boundaries; advantages or superior positions
v.third person singular of edge; to move gradually or sideways

İfadeler ve Kalıplar

edges of town

şehir kenarları

sharp edges

keskin kenarlar

edge of the seat

koltuk kenarı

edges blurred

kenarlar bulanık

on the edge

kenarda

edge case

olağandışı durum

edges aligned

kenarlar hizalanmış

edges worn

kenarlar yıpranmış

edges visible

kenarlar görünür

edges refined

kenarlar iyileştirilmiş

Örnek Cümleler

the mountain range has jagged edges.

dağ silsilesinin keskin kenarları var.

we need to smooth the edges of the table.

masanın kenarlarını pürüzsüz hale getirmemiz gerekiyor.

the photo showed the edges of the building.

fotoğraf, binanın kenarlarını gösteriyordu.

he’s on the cutting edge of technology.

teknolojinin en ön saflarında yer alıyor.

the carpet’s edges were frayed and worn.

halının kenarları yıpranmış ve yırtılmıştı.

the company is pushing the edges of innovation.

şirket inovasyonun sınırlarını zorluyor.

the city’s edges are expanding rapidly.

şehrin sınırları hızla genişliyor.

she carefully sanded down the rough edges.

pürüzlü kenarları dikkatlice zımparaladı.

the software has rounded edges and corners.

yazılımın yuvarlak kenarları ve köşeleri var.

he walked on the edge of a cliff.

bir uçurumun kenarında yürüdü.

the painting had sharp, defined edges.

tablonun keskin, belirgin kenarları vardı.

the team is working on the bleeding edge.

ekip en son teknolojiler üzerinde çalışıyor.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir