effacing memories
hatıraları silme
effacing identity
kimliği silme
effacing boundaries
sınırları silme
effacing differences
farkları silme
effacing pain
acıları silme
effacing fears
korkuları silme
effacing doubts
şüpheleri silme
effacing past
geçmişi silme
effacing scars
izleri silme
effacing traces
izleri silme
her efforts were effacing the memories of the past.
onların çabaları geçmişin anılarını silikleştiriyordu.
the artist's new work is effacing traditional boundaries.
sanatçının yeni çalışması geleneksel sınırları ortadan kaldırıyor.
he found that effacing his mistakes was not as easy as he thought.
yanılgılarını silikleştirmek onun düşündüğü kadar kolay olmadığını fark etti.
effacing her doubts allowed her to pursue her dreams.
şüphelerini silikleştirerek hayallerini gerçekleştirmesine izin verdi.
the government aimed at effacing corruption from public offices.
hükümet, kamu görevlerinden yolsuzluğu ortadan kaldırmayı amaçlıyordu.
effacing the stigma around mental health is crucial for society.
akıl sağlığı etrafındaki damgaları silikleştirmek toplum için çok önemlidir.
they are working on effacing the negative stereotypes in media.
medyadaki olumsuz stereotipleri silikleştirmek için çalışıyorlar.
effacing the past can sometimes lead to a brighter future.
geçmişi silikleştirmek bazen daha parlak bir geleceğe yol açabilir.
she believed that effacing her fears would empower her.
korkularını silikleştirmenin onu güçlendireceğine inanıyordu.
effacing old grudges is essential for personal growth.
eski kırgınlıkları silikleştirmek kişisel gelişim için çok önemlidir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir