"People associate cross dressing with effeminacy and being gay and the fact is most of them are not gay.
İnsanlar, erkek giyimi değiştirmeyi, şefkat ve eşcinsellikle ilişkilendirir ve gerçeğin çoğu eşcinsel değildir.
The critics blamed the show was "replete with the sort of clichés about gay men and effeminacy".
Eleştirmenler, gösterinin "eşcinsel erkekler ve şefkat hakkında her türlü klişelerle dolu" olduğunu suçladı.
He was often teased for his effeminacy in school.
Okulda şefkati nedeniyle sık sık alay konusu oldu.
The actor's effeminacy added depth to his portrayal of the character.
Oyuncunun şefkati, karakterin yorumuna derinlik kattı.
Society's perception of effeminacy has evolved over time.
Şefkat algısı zamanla değişmiştir.
Some people mistakenly equate effeminacy with weakness.
Bazı insanlar yanlışlıkla şefkati zayıflıkla eşitler.
Effeminacy should not be used as a basis for discrimination.
Şefkat ayrımcılığın temeli olarak kullanılmamalıdır.
The fashion industry often celebrates effeminacy in male models.
Moda endüstrisi genellikle erkek mankenlerde şefkati kutlar.
Effeminacy is just one aspect of a person's personality.
Şefkat, bir kişinin kişiliğinin sadece bir yönüdür.
The character in the novel was described as having a certain effeminacy about him.
Romandaki karakterin kendine özgü bir şefkati olduğu şeklinde tanımlandığı belirtildi.
Effeminacy is often associated with grace and elegance.
Şefkat genellikle zarafet ve incelikle ilişkilidir.
The artist's paintings reflected a sense of effeminacy in their delicate brushwork.
Sanatçının tabloları, hassas fırça darbelerinde şefkat duygusunu yansıttı.
"People associate cross dressing with effeminacy and being gay and the fact is most of them are not gay.
İnsanlar, erkek giyimi değiştirmeyi, şefkat ve eşcinsellikle ilişkilendirir ve gerçeğin çoğu eşcinsel değildir.
The critics blamed the show was "replete with the sort of clichés about gay men and effeminacy".
Eleştirmenler, gösterinin "eşcinsel erkekler ve şefkat hakkında her türlü klişelerle dolu" olduğunu suçladı.
He was often teased for his effeminacy in school.
Okulda şefkati nedeniyle sık sık alay konusu oldu.
The actor's effeminacy added depth to his portrayal of the character.
Oyuncunun şefkati, karakterin yorumuna derinlik kattı.
Society's perception of effeminacy has evolved over time.
Şefkat algısı zamanla değişmiştir.
Some people mistakenly equate effeminacy with weakness.
Bazı insanlar yanlışlıkla şefkati zayıflıkla eşitler.
Effeminacy should not be used as a basis for discrimination.
Şefkat ayrımcılığın temeli olarak kullanılmamalıdır.
The fashion industry often celebrates effeminacy in male models.
Moda endüstrisi genellikle erkek mankenlerde şefkati kutlar.
Effeminacy is just one aspect of a person's personality.
Şefkat, bir kişinin kişiliğinin sadece bir yönüdür.
The character in the novel was described as having a certain effeminacy about him.
Romandaki karakterin kendine özgü bir şefkati olduğu şeklinde tanımlandığı belirtildi.
Effeminacy is often associated with grace and elegance.
Şefkat genellikle zarafet ve incelikle ilişkilidir.
The artist's paintings reflected a sense of effeminacy in their delicate brushwork.
Sanatçının tabloları, hassas fırça darbelerinde şefkat duygusunu yansıttı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir