egos

[US]/ˈiːɡəʊz/
[UK]/ˈiːɡoʊz/
Frequency: Very High

Translation

n. benlik; bir kişinin öz saygı veya öz önem duygusu

Phrases & Collocations

big egos

büyük egolar

fragile egos

kırılgan egolar

inflated egos

şişirilmiş egolar

clashing egos

çatışan egolar

bruised egos

morarmış egolar

strong egos

güçlü egolar

overinflated egos

aşırı şişirilmiş egolar

egos clash

egolar çatışır

damaged egos

hasarlı egolar

prideful egos

gururlu egolar

Example Sentences

our egos often get in the way of collaboration.

bazen egolarımız işbirliği yapmamızı engeller.

he has a big ego that makes it hard to work with him.

Çalışmak onunla zorlaştıran büyük bir egosu var.

sometimes, we need to put our egos aside to resolve conflicts.

Bazen çatışmaları çözmek için egolarımızı bir kenara bırakmamız gerekir.

her ego was hurt when she didn't get the promotion.

Terfi alamadığında egosuna darbe vuruldu.

managing egos is crucial for team success.

Ego yönetimi, ekip başarısı için çok önemlidir.

his ego prevents him from accepting criticism.

Egosu eleştirileri kabul etmesini engelliyor.

we should learn to balance our egos with humility.

Ego'larımızı alçakgönüllülükle dengelemeyi öğrenmeliyiz.

her inflated ego made her difficult to approach.

Şişirilmiş egosu onu yaklaşılması zor hale getirdi.

it's important to keep our egos in check during discussions.

Tartışmalar sırasında ego'larımızı kontrol altında tutmak önemlidir.

his ego took a hit after losing the debate.

Tartışmayı kaybedince egosu darbe aldı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now