elbowing through
kalabalığın içinden geçerek
elbowing ahead
önünden geçerek
elbowing others
başkalarını iterek
elbowing my way
kendime yol açarak
elbowing past
yanından geçerek
elbowing in
içeri iterek
elbowing out
dışarı iterek
elbowing aside
yana doğru iterek
elbowing forward
öne doğru iterek
elbowing someone
birini iterek
he was elbowing his way through the crowd.
Kalabalığın arasından kendine yol açmaya çalışıyordu.
she kept elbowing her friend to get his attention.
Onun dikkatini çekmek için arkadaşını durmadan dirseğiyle itiyordu.
elbowing in line is considered rude.
Sırada dirsekleme yapmak saygısızca kabul edilir.
he was elbowing the competition out of the way.
Rekabeti yolundan çekmek için dirseğiyle itiyordu.
they were elbowing each other playfully.
Birbirlerini oyun oynayarak dirseğiyle itiyorlardı.
elbowing your way to the front is not polite.
Ön tarafa dirseğinizle yolunuzu açmak nazik değildir.
she was elbowing her way to the best seat.
En iyi koltuğa kendine yol açmaya çalışıyordu.
he was elbowing his colleagues to make a point.
Bir noktayı vurgulamak için iş arkadaşlarını dirseğiyle itiyordu.
elbowing other players is against the rules.
Diğer oyuncuları dirseklemek kurallara aykırıdır.
she was elbowing her way through the busy market.
Yoğun pazarda kendine yol açmaya çalışıyordu.
elbowing through
kalabalığın içinden geçerek
elbowing ahead
önünden geçerek
elbowing others
başkalarını iterek
elbowing my way
kendime yol açarak
elbowing past
yanından geçerek
elbowing in
içeri iterek
elbowing out
dışarı iterek
elbowing aside
yana doğru iterek
elbowing forward
öne doğru iterek
elbowing someone
birini iterek
he was elbowing his way through the crowd.
Kalabalığın arasından kendine yol açmaya çalışıyordu.
she kept elbowing her friend to get his attention.
Onun dikkatini çekmek için arkadaşını durmadan dirseğiyle itiyordu.
elbowing in line is considered rude.
Sırada dirsekleme yapmak saygısızca kabul edilir.
he was elbowing the competition out of the way.
Rekabeti yolundan çekmek için dirseğiyle itiyordu.
they were elbowing each other playfully.
Birbirlerini oyun oynayarak dirseğiyle itiyorlardı.
elbowing your way to the front is not polite.
Ön tarafa dirseğinizle yolunuzu açmak nazik değildir.
she was elbowing her way to the best seat.
En iyi koltuğa kendine yol açmaya çalışıyordu.
he was elbowing his colleagues to make a point.
Bir noktayı vurgulamak için iş arkadaşlarını dirseğiyle itiyordu.
elbowing other players is against the rules.
Diğer oyuncuları dirseklemek kurallara aykırıdır.
she was elbowing her way through the busy market.
Yoğun pazarda kendine yol açmaya çalışıyordu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir