electrical

[US]/ɪˈlektrɪkl/
[UK]/ɪˈlektrɪkl/
Frequency: Very High

Translation

adj. elektrikle ilgili; elektriğin incelenmesiyle ilgili.
Word Forms

Phrases & Collocations

electrical engineering

elektrik mühendisliği

electrical equipment

elektrikli ekipmanlar

electrical system

elektrik sistemi

electrical appliances

elektrikli ev aletleri

electrical current

elektrik akımı

electrical circuit

elektrik devresi

electrical panel

elektrik paneli

electrical power

elektrik gücü

electrical appliance

elektriksel cihaz

electrical control

elektrik kontrolü

electrical machinery

elektrikli makine

electrical conductivity

elektriksel iletkenlik

electrical energy

elektrik enerjisi

electrical apparatus

elektrikli cihazlar

electrical control system

elektrik kontrol sistemi

electrical discharge machining

elektriksel deşarjlı işleme

electrical field

elektrik alanı

electrical design

elektrik tasarımı

electrical resistance

elektrik direnci

electrical machine

elektrik makinesi

electrical insulation

elektrik yalıtımı

electrical stimulation

elektrik stimülasyonu

electrical resistivity

elektriksel direnç

Example Sentences

The electrical engineer designed a new circuit board.

Elektrik mühendisi yeni bir devre kartı tasarladı.

The electrical appliances were all plugged into the power strip.

Elektrikli cihazların hepsi güç şeridine takılıydı.

The electrical outlet sparked and then stopped working.

Elektrik prizi kıvılcımlar çıkardı ve sonra çalışmayı bıraktı.

He had to call an electrician to fix the electrical wiring in the house.

Evdeki elektrik tesisatını onarmak için bir elektrikçiye çağırmak zorunda kaldı.

The electrical storm caused a power outage in the neighborhood.

Elektrik fırtınası mahallede elektrik kesintisine neden oldu.

The electrical current running through the wires is very strong.

Tellerden geçen elektrik akımı çok güçlü.

She studied electrical engineering in college.

Üniversitede elektrik mühendisliği okudu.

The electrical panel needs to be upgraded to handle more power.

Daha fazla güç taşıyabilmek için elektrik panosunun yükseltilmesi gerekiyor.

The electrical system in the building is outdated and needs to be replaced.

Binadaki elektrik sistemi güncel değil ve değiştirilmesi gerekiyor.

The electrical socket is not working, so we can't plug anything in.

Elektrik prizi çalışmıyor, bu yüzden hiçbir şey takamayız.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now