electrical engineering
elektrik mühendisliği
electrical equipment
elektrikli ekipmanlar
electrical system
elektrik sistemi
electrical appliances
elektrikli ev aletleri
electrical current
elektrik akımı
electrical circuit
elektrik devresi
electrical panel
elektrik paneli
electrical power
elektrik gücü
electrical appliance
elektriksel cihaz
electrical control
elektrik kontrolü
electrical machinery
elektrikli makine
electrical conductivity
elektriksel iletkenlik
electrical energy
elektrik enerjisi
electrical apparatus
elektrikli cihazlar
electrical control system
elektrik kontrol sistemi
electrical discharge machining
elektriksel deşarjlı işleme
electrical field
elektrik alanı
electrical design
elektrik tasarımı
electrical resistance
elektrik direnci
electrical machine
elektrik makinesi
electrical insulation
elektrik yalıtımı
electrical stimulation
elektrik stimülasyonu
electrical resistivity
elektriksel direnç
The electrical engineer designed a new circuit board.
Elektrik mühendisi yeni bir devre kartı tasarladı.
The electrical appliances were all plugged into the power strip.
Elektrikli cihazların hepsi güç şeridine takılıydı.
The electrical outlet sparked and then stopped working.
Elektrik prizi kıvılcımlar çıkardı ve sonra çalışmayı bıraktı.
He had to call an electrician to fix the electrical wiring in the house.
Evdeki elektrik tesisatını onarmak için bir elektrikçiye çağırmak zorunda kaldı.
The electrical storm caused a power outage in the neighborhood.
Elektrik fırtınası mahallede elektrik kesintisine neden oldu.
The electrical current running through the wires is very strong.
Tellerden geçen elektrik akımı çok güçlü.
She studied electrical engineering in college.
Üniversitede elektrik mühendisliği okudu.
The electrical panel needs to be upgraded to handle more power.
Daha fazla güç taşıyabilmek için elektrik panosunun yükseltilmesi gerekiyor.
The electrical system in the building is outdated and needs to be replaced.
Binadaki elektrik sistemi güncel değil ve değiştirilmesi gerekiyor.
The electrical socket is not working, so we can't plug anything in.
Elektrik prizi çalışmıyor, bu yüzden hiçbir şey takamayız.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir