emanative force
yayıcı güç
emanative energy
yayıcı enerji
emanative light
yayıcı ışık
emanative power
yayıcı güç
emanative wave
yayıcı dalga
emanative quality
yayıcı nitelik
emanative presence
yayıcı varlık
emanative principle
yayıcı prensip
emanative aspect
yayıcı yön
emanative phenomenon
yayıcı olgu
the emanative light from the lamp filled the room with warmth.
lambadan yayılan ışık odayı sıcaklıkla doldurdu.
her emanative personality attracted many friends.
onun içten kişiliği pek çok arkadaşını kendine çekti.
the emanative energy of the crowd was palpable during the concert.
kalabalığın içten enerjisi konser sırasında elle hissedilebilirdi.
he spoke with an emanative passion that inspired everyone.
herkesi ilham veren içten bir tutkuyla konuştu.
the emanative fragrance of the flowers filled the garden.
çiçeklerin içten kokusu bahçeyi doldurdu.
her emanative laughter could lighten the mood in any situation.
onun içten kahkahası her durumda havayı hafifletebilirdi.
the emanative sound of the waves was soothing to the soul.
dalgaların içten sesi ruha yatıştırıcıydı.
his emanative ideas sparked a lively debate among the team.
onun içten fikirleri ekip arasında canlı bir tartışma başlattı.
the emanative warmth of the fireplace made the evening cozy.
şöminenin içten sıcaklığı akşamı keyifli hale getirdi.
the emanative colors of the sunset painted the sky beautifully.
güneşin içten renkleri gökyüzünü güzel bir şekilde boyadı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir