emulative behavior
taklitçi davranış
emulative strategy
taklitçi strateji
emulative action
taklitçi eylem
emulative model
taklitçi model
emulative learning
taklit yoluyla öğrenme
emulative approach
taklitçi yaklaşım
emulative competition
taklitçi rekabet
emulative practice
taklitçi uygulama
emulative culture
taklitçi kültür
emulative innovation
taklitçi inovasyon
his emulative spirit drove him to achieve great success.
onun taklitçi ruhu onu büyük başarılar elde etmeye yöneltti.
the emulative nature of the competition pushed everyone to improve.
yarışmanın taklitçi doğası herkesi geliştirmeye teşvik etti.
she had an emulative attitude towards her colleagues.
o iş arkadaşlarına karşı taklitçi bir tutuma sahipti.
his emulative behavior was evident in the way he studied.
onun taklitçi davranışları, çalışma şeklinden belliydi.
the emulative drive in the team led to innovative solutions.
ekipteki taklitçi dürtü, yenilikçi çözümlere yol açtı.
she admired the emulative qualities of her mentor.
o, akıl hocasının taklitçi özelliklerini takdir etti.
his emulative actions inspired others to follow suit.
onun taklitçi eylemleri, başkalarının da aynısını yapmasına ilham verdi.
the emulative aspect of learning can enhance skills.
öğrenmenin taklitçi yönü becerileri geliştirebilir.
they fostered an emulative environment in the classroom.
sınıfta taklitçi bir ortam yarattılar.
her emulative mindset helped her excel in her career.
onun taklitçi düşünce yapısı kariyerinde başarılı olmasına yardımcı oldu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir