enervated

[US]/ˈɛnəveɪtɪd/
[UK]/ˈɛnərˌveɪtɪd/
Frequency: Very High

Translation

adj. fiziksel veya zihinsel enerji eksikliği.

Phrases & Collocations

enervated state

yıpranmış durum

enervated feeling

yıpranmış his

enervated body

yıpranmış beden

enervated mind

yıpranmış zihin

enervated muscles

yıpranmış kaslar

enervated energy

yıpranmış enerji

enervated spirit

yıpranmış ruh

enervated performance

yıpranmış performans

enervated response

yıpranmış tepki

Example Sentences

after a long day of work, i felt completely enervated.

uzun bir çalışma gününün ardından kendimi tamamen bitkin hissettim.

the heat of the summer sun left us all enervated.

yaz güneşinin sıcaklığı bizi hepimizi bitkin bıraktı.

she was enervated by the lack of sleep before her big presentation.

büyük sunumundan önce yeterince uyumadığı için bitkin hissediyordu.

the constant stress at work can leave employees feeling enervated.

işteki sürekli stres, çalışanların bitkin hissetmesine neden olabilir.

after the intense workout, i was left feeling enervated.

yoğun egzersizin ardından kendimi bitkin hissetmiştim.

the long journey enervated the travelers.

uzun yolculuk yolcuları bitkin bıraktı.

his enervated state made it difficult to concentrate.

bitkin hali nedeniyle konsantre olmakta zorlandı.

she felt enervated after dealing with the difficult client.

zorlu müşteriyle uğraştıktan sonra bitkin hissetti.

the enervated atmosphere in the office was palpable.

ofisteki bitkin hava belirgindi.

being enervated by the endless meetings, he decided to take a break.

bitmeyen toplantılar yüzünden bitkinleşen, bir ara verdiğine karar verdi.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now