enfeeblers

[US]/ɪnˈfiːbləz/
[UK]/ɪnˈfiblərz/

Translation

n. zayıflatan biri; zayıflatan bir kişi veya şey

Phrases & Collocations

enfeeblers of society

toplumu zayıflatıcılar

enfeeblers of progress

ilerlemeyi zayıflatıcılar

enfeeblers in politics

siyasette zayıflatıcılar

enfeeblers of health

sağlığı zayıflatıcılar

enfeeblers of will

iradeyi zayıflatıcılar

enfeeblers of unity

birliği zayıflatıcılar

enfeeblers of action

eylem yeteneğini zayıflatıcılar

enfeeblers of growth

büyümeyi zayıflatıcılar

enfeeblers of spirit

ruhu zayıflatıcılar

enfeeblers of economy

ekonomiyi zayıflatıcılar

Example Sentences

stress can be one of the major enfeeblers of the immune system.

Stres, bağışıklık sisteminin önemli zayıflatıcılarından biri olabilir.

negative thoughts are often enfeeblers of personal growth.

Negatif düşünceler genellikle kişisel gelişimin zayıflatıcılarıdır.

poor nutrition acts as one of the enfeeblers of physical health.

Yetersiz beslenme, fiziksel sağlığın zayıflatıcılarından biridir.

enfeeblers like lack of exercise can lead to chronic diseases.

Egzersiz eksikliği gibi zayıflatıcılar kronik hastalıklara yol açabilir.

isolation can be one of the enfeeblers of emotional well-being.

Yalıtım, duygusal iyiliğin zayıflatıcılarından biri olabilir.

enfeeblers such as fear can prevent us from taking risks.

Korku gibi zayıflatıcılar bizi risk almaktan alıkoyabilir.

chronic fatigue is one of the enfeeblers of productivity.

Kronik yorgunluk, üretkenliğin zayıflatıcılarından biridir.

enfeeblers like procrastination can hinder our success.

Erteleme gibi zayıflatıcılar başarımızı engelleyebilir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now