enkindled

[US]/ɪnˈkɪndl/
[UK]/ɪnˈkɪndəld/

Translation

v. ateşlemek veya tutuşturmak; teşvik etmek veya ilham vermek; kışkırtmak (duygular, tutkular, vb.)

Phrases & Collocations

enkindled hope

uyanmış umut

enkindled passion

uyanmış tutku

enkindled spirit

uyanmış ruh

enkindled desire

uyanmış arzu

enkindled interest

uyanmış ilgi

enkindled creativity

uyanmış yaratıcılık

enkindled friendship

uyanmış dostluk

enkindled enthusiasm

uyanmış heves

enkindled love

uyanmış aşk

enkindled ambition

uyanmış hırs

Example Sentences

the speech enkindled a sense of hope among the audience.

Bu konuşma, izleyiciler arasında umut duygusunu alevlendirdi.

her passion for art enkindled a new interest in painting.

Sanata olan tutkusu, resim çizmeye yeni bir ilgi uyandırdı.

the book enkindled my curiosity about history.

Kitap, tarih hakkındaki merakımı körükledi.

his stories enkindled a desire for adventure in the children.

Onun hikayeleri, çocuklarda macera isteği uyandırdı.

the documentary enkindled discussions about climate change.

Belgesel, iklim değişikliği hakkındaki tartışmaları ateşledi.

the festival enkindled a spirit of community among the locals.

Festival, yerel halk arasında topluluk ruhunu körükledi.

her achievements enkindled motivation in her peers.

Başarıları, meslektaşlarında motivasyonu alevlendirdi.

the teacher's enthusiasm enkindled a love for learning in her students.

Öğretmenin hevesi, öğrencilerinde öğrenme sevgisini körükledi.

the movie enkindled memories of my childhood.

Film, çocukluğumla ilgili anıları canlandırdı.

his kindness enkindled a friendship that lasted for years.

Onun iyiliği, yıllarca süren bir dostluğu başlattı.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now