Most newspapers are of ephemeral interest.
Çoğu gazete geçici ilgiye değerdir.
Life is ephemeral, so we must cherish every moment.
Hayat geçicidir, bu yüzden her anın tadını çıkarmalıyız.
The beauty of a sunset is ephemeral, but its memory lasts forever.
Bir gün batımının güzelliği geçicidir, ancak hatırası sonsuza dek sürer.
Fame in the entertainment industry is often ephemeral.
Eğlence sektöründe şöhret genellikle geçicidir.
Youth is an ephemeral phase of life that should be enjoyed to the fullest.
Gençlik, en iyi şekilde yaşanması gereken geçici bir hayattır.
The joy of winning the championship was ephemeral as they soon faced new challenges.
Şampiyonluğu kazanmanın getirdiği sevinç, yakında yeni zorluklarla karşılaştıkları için geçicidir.
The beauty of cherry blossoms is ephemeral, lasting only a few days.
Kiraz çiçeklerinin güzelliği geçicidir, sadece birkaç gün sürer.
Love is often described as ephemeral, but its impact can last a lifetime.
Aşk genellikle geçici olarak tanımlanır, ancak etkisi bir ömür boyu sürebilir.
The success of the project was ephemeral, overshadowed by the failure of the next one.
Projenin başarısı geçiciydi, bir sonraki başarısızlık tarafından gölgelendi.
The feeling of euphoria after winning the lottery was ephemeral, quickly replaced by a sense of emptiness.
Loto kazanmanın ardından yaşanan eufori hissi geçiciydi, hızla boşluk hissiyle yer değiştirdi.
The artist captured the ephemeral beauty of a rainbow in her painting.
Sanatçı, resminde bir gökkuşağının geçici güzelliğini yakaladı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir