equalizes differences
farklılıkları eşitler
equalizes opportunities
fırsatları eşitler
equalizes conditions
koşulları eşitler
equalizes access
erişimi eşitler
equalizes power
gücü eşitler
equalizes resources
kaynakları eşitler
equalizes treatment
muameleyi eşitler
equalizes chances
şansları eşitler
equalizes status
durumu eşitler
equalizes outcomes
sonuçları eşitler
the new policy equalizes opportunities for all students.
yeni politika, tüm öğrenciler için fırsatları eşitliyor.
this software equalizes the audio levels across tracks.
bu yazılım, parçalar arasında ses seviyelerini eşitliyor.
the charity aims to equalize access to healthcare.
hayır kurumu, sağlık hizmetlerine erişimi eşitlemeyi amaçlıyor.
the system equalizes the load on the network.
sistem, ağ üzerindeki yükü eşitliyor.
he believes education equalizes social status.
eğitimin sosyal statüyü eşitleyeceğine inanıyor.
the new law equalizes tax rates for small businesses.
yeni yasa, küçük işletmeler için vergi oranlarını eşitliyor.
her actions equalize the power dynamics in the team.
davranışları, ekipteki güç dengesini eşitliyor.
the app equalizes the temperature across different rooms.
uygulama, farklı odalardaki sıcaklığı eşitliyor.
the initiative equalizes funding for rural and urban schools.
başlangıç, kırsal ve kentsel okullar için fonları eşitliyor.
technology equalizes communication among diverse groups.
teknoloji, farklı gruplar arasında iletişimi eşitliyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir