eroding trust
güvene zarar vermek
eroding confidence
özgüvene zarar vermek
eroding support
destek aşındırmak
eroding values
değerleri aşındırmak
eroding rights
hakları aşındırmak
eroding environment
çevreye zarar vermek
eroding foundation
temele zarar vermek
eroding power
güce zarar vermek
eroding influence
etkiyi aşındırmak
eroding quality
kaliteyi aşındırmak
the constant rain is eroding the soil on the hillside.
Sürekli yağmur, yamaçtaki toprağı aşındırıyor.
pollution is eroding the quality of our drinking water.
Kirlilik, içme suyumuzun kalitesini aşındırıyor.
time is eroding the memories of my childhood.
Zaman, çocukluk anılarımı aşındırıyor.
his confidence is eroding due to constant criticism.
Sürekli eleştiriler nedeniyle özgüveni sarsılıyor.
the waves are eroding the coastline faster than ever.
Dalgalar, kıyı şeridini daha hızlı bir şekilde aşındırıyor.
they are concerned that climate change is eroding biodiversity.
İklim değişikliğinin biyolojik çeşitliliği aşındırmasından endişe duyuyorlar.
his actions are eroding the trust between them.
Onların arasındaki güveni eylemleri sarsıyor.
increasing screen time is eroding children's attention spans.
Artan ekran süresi, çocukların dikkat sürelerini kısaltıyor.
economic instability is eroding consumer confidence.
Ekonomik istikrarsızlık, tüketici güvenini sarsıyor.
overgrazing is eroding the land's fertility.
Aşırı otlatma, arazinin verimliliğini azaltıyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir