etch

[ABD]/etʃ/
[İngiltere]/etʃ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

vt. oymak; canlı bir şekilde tarif etmek
vi. oyulmak
n. aşındırıcı madde; oymacılık

İfadeler ve Kalıplar

etch glass

kazıma cam

etch metal

kazıma metal

etch design

kazıma tasarımı

Örnek Cümleler

The artist used acid to etch a design onto the metal plate.

Sanatçı, metal levhaya bir tasarım kazımak için asit kullandı.

The glass was etched with a beautiful floral pattern.

Cam, güzel bir çiçek deseniyle kazınmıştı.

He carefully etched his name into the tree trunk with a pocket knife.

Adını bir cep bıçağıyla ağaç gövdesine dikkatlice kazıdı.

The memories of that day were etched into her mind forever.

O günün anıları zihnine sonsuza dek kazınmıştı.

The words were etched in stone, a lasting reminder of their commitment.

Kelime ve sözler, bağlılıklarının kalıcı bir hatırlatıcısı olarak taşa kazınmıştı.

The experience left a deep etch on his soul, changing him forever.

Deneyim, ruhunda derin bir iz bıraktı ve onu sonsuza dek değiştirdi.

The artist's signature was etched at the bottom of the painting.

Sanatçının imzası, ressin alt kısmına kazınmıştı.

The words were etched into the wooden plaque, commemorating the event.

Kelime ve sözler, olayı anmak için ahşap plakaya kazınmıştı.

The old photo had been etched with time, its edges worn and faded.

Eski fotoğraf zamanla yıpranmış ve solmuştu.

Her kindness was etched in the hearts of all who knew her.

Kindliği, onu tanıyan herkesin kalplerine kazınmıştı.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir