evinces interest
ilgi gösteriyor
evinces concern
endişe gösteriyor
evinces support
destek gösteriyor
evinces emotion
duygu gösteriyor
evinces clarity
açıklık gösteriyor
evinces enthusiasm
heves gösteriyor
evinces talent
yetenek gösteriyor
evinces confidence
özgüven gösteriyor
evinces intent
niyet gösteriyor
evinces belief
inanç gösteriyor
the artist's work evinces a deep understanding of human emotions.
sanatçının çalışması insan duygularına dair derin bir anlayış sergiliyor.
her smile evinces joy and warmth.
gülüşü neşe ve sıcaklık yansıtıyor.
the report evinces the need for immediate action.
rapor, derhal hareketi gerektirdiğini ortaya koyuyor.
his dedication to the project evinces his commitment to excellence.
projeye olan bağlılığı, mükemmelliğe olan bağlılığını gösteriyor.
the research evinces a clear correlation between diet and health.
araştırma, diyet ve sağlık arasında net bir ilişki olduğunu ortaya koyuyor.
her achievements evince her talent and hard work.
başarıları yeteneğini ve sıkı çalışmasını gösteriyor.
the data evinces a significant trend in consumer behavior.
veriler, tüketici davranışlarında önemli bir eğilim olduğunu ortaya koyuyor.
the letter evinces his feelings of regret.
mektup pişmanlık duygularını yansıtıyor.
her actions evince a strong sense of responsibility.
davranışları güçlü bir sorumluluk duygusu gösteriyor.
the documentary evinces the struggles faced by the community.
belgesel, toplumun karşılaştığı zorlukları gözler önüne seriyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir