evincing

[ABD]/ɪˈvɪnsɪŋ/
[İngiltere]/ɪˈvɪnsɪŋ/
Frekans: Çok Yüksek

Çeviri

v. açıkça belirtmek veya göstermek

İfadeler ve Kalıplar

evincing clarity

açıklık belirten

evincing interest

ilgi belirten

evincing emotion

duygu belirten

evincing talent

yetenek belirten

evincing confidence

özgüven belirten

evincing commitment

bağlılık belirten

evincing passion

tutku belirten

evincing support

destek belirten

evincing enthusiasm

heves belirten

evincing sincerity

samimiyet belirten

Örnek Cümleler

her actions are evincing a deep commitment to the project.

eylemleri, projeye derin bağlılık gösteriyor.

the study is evincing a strong correlation between diet and health.

çalışma, diyet ve sağlık arasında güçlü bir ilişki olduğunu gösteriyor.

his smile was evincing his happiness.

gülüşü mutluluğunu gösteriyordu.

the report is evincing the need for urgent action.

rapor, acil eylem ihtiyacını gösteriyor.

her speech was evincing her passion for the cause.

konuşması, davaya olan tutkusunu gösteriyordu.

the data is evincing a significant trend in consumer behavior.

veriler, tüketici davranışlarında önemli bir eğilim olduğunu gösteriyor.

his letter is evincing a sense of urgency.

mektubu aciliyet hissi uyandırıyordu.

the artwork is evincing a unique style and perspective.

sanat eseri kendine özgü bir stil ve bakış açısı sergiliyor.

the findings are evincing the effectiveness of the new method.

bulgular, yeni yöntemin etkinliğini gösteriyor.

her behavior is evincing a lack of confidence.

davranışları özgüven eksikliği gösteriyor.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir