The artist's painting was evocatively beautiful.
Sanatçının tablosu etkileyici derecede güzeldi.
The movie soundtrack was evocatively composed.
Filmin müzikleri etkileyici bir şekilde bestelendi.
Her writing style is evocatively descriptive.
Yazı stilini etkileyici bir şekilde tanımlayıcıdır.
The photographer captured the scene evocatively.
Fotoğrafçı sahneyi etkileyici bir şekilde yakaladı.
The poet's words were evocatively poignant.
Şairin sözleri etkileyici bir şekilde dokunaklıydı.
The novel evocatively portrayed the struggles of the characters.
Roman, karakterlerin mücadelelerini etkileyici bir şekilde tasvir etti.
The dancer moved evocatively to the music.
Dansçı müziğe etkileyici bir şekilde hareket etti.
The sunset over the ocean was evocatively beautiful.
Okyanusun üzerindeki gün batımı etkileyici derecede güzeldi.
The speech was evocatively delivered, leaving a lasting impact on the audience.
Konuşma, dinleyicilerde kalıcı bir etki bırakarak etkileyici bir şekilde sunuldu.
The evocatively lit candles created a warm and inviting atmosphere.
Etkileyici bir şekilde aydınlatılan mumlar sıcak ve davetkar bir atmosfer yarattı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir