excreting

[US]/ɪkˈskriːtɪŋ/
[UK]/ɪkˈskritɪŋ/
Frequency: Very High

Translation

v. vücuttan atıkları çıkarma eylemi; vücuttan maddeleri boşaltmak veya dışarı atmak
Word Forms

Phrases & Collocations

excreting waste

atık salgılama

excreting toxins

toksin salgılama

excreting fluids

sıvı salgılama

excreting substances

madde salgılama

excreting materials

malzeme salgılama

excreting proteins

protein salgılama

excreting salts

tuz salgılama

excreting metabolites

metabolit salgılama

excreting waste products

atık ürün salgılama

excreting chemicals

kimyasal salgılama

Example Sentences

the body is excreting waste materials regularly.

vücut düzenli olarak atık maddeleri dışarı atıyor.

excreting toxins is essential for maintaining health.

Toksinleri dışarı atmak sağlığı korumak için önemlidir.

animals are excreting their waste in the designated areas.

Hayvanlar atıklarını belirlenen alanlarda dışarı atıyor.

the process of excreting is vital for digestion.

Dışarı atma süreci sindirim için hayati önem taşır.

plants excreting oxygen is crucial for life on earth.

Dünya üzerindeki yaşam için oksijen dışarı atan bitkiler çok önemlidir.

excreting excess salt helps regulate blood pressure.

Fazla tuzu dışarı atmak kan basıncını düzenlemeye yardımcı olur.

humans are constantly excreting fluids through sweat.

İnsanlar sürekli olarak ter yoluyla sıvı dışarı atıyor.

the kidneys play a key role in excreting waste.

Böbrekler atıkların dışarı atılmasında önemli bir rol oynar.

excreting carbon dioxide is a natural part of respiration.

Karbon dioksitin dışarı atılması solunumun doğal bir parçasıdır.

some bacteria are responsible for excreting harmful substances.

Bazı bakteriler zararlı maddelerin dışarı atılmasından sorumludur.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now