The actress's expressiveness on stage captivated the audience.
Oyuncunun sahnedeki ifade yeteneği seyircileri büyüledi.
His poetry is known for its deep emotional expressiveness.
Şiirleri derin duygusal ifade yeteneği ile tanınır.
The artist's paintings are full of vibrant colors and expressiveness.
Sanatçının tabloları canlı renkler ve ifade yeteneği ile doludur.
She used dance as a form of expressiveness to convey her emotions.
Duygularını iletmek için dansı bir ifade biçimi olarak kullandı.
The musician's guitar solos were filled with incredible expressiveness.
Müziğin gitar soloları inanılmaz bir ifade yeteneği ile doluydu.
In acting classes, students often work on improving their expressiveness.
Oyunculuk derslerinde öğrenciler genellikle ifade yeteneklerini geliştirmek için çalışırlar.
The author's writing style is praised for its clarity and expressiveness.
Yazarın yazım tarzı, netliği ve ifade yeteneği ile övülür.
The dancer's movements were a perfect blend of strength and expressiveness.
Dansçının hareketleri güç ve ifade yeteneğinin mükemmel bir karışımıydı.
The sculpture's expressiveness captured the essence of human emotion.
Heykelin ifade yeteneği insan duygusunun özünü yakaladı.
Through music, he found a way to channel his inner expressiveness.
Müzik aracılığıyla içindeki ifade yeteneğini kanalize etmenin bir yolunu buldu.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir