extra mile
ekstra yol
extra cost
ekstra maliyet
extra time
ekstra zaman
extra help
ekstra yardım
extra credit
ekstra kredi
extra money
ekstra para
extra work
ekstra iş
extra large
çok büyük
extra charge
ek ücret
extra income
ekstra gelir
extra premium
ekstra prim
extra power
ekstra güç
extra heavy
çok ağır
extra fine
çok ince
extra hard
çok zor
extra pay
ekstra ücret
extra fee
ekstra ücret
extra strong
çok güçlü
extra profit
ekstra kar
extra point
ekstra puan
extra expense
ekstra gider
extra hand
ekstra yardım
extra high pressure
çok yüksek basınç
a freakish extra toe.
acayip bir ek parmak.
took on extra responsibilities.
ek sorumluluklar üstlendi.
extra personnel on tap.
yedek personel hazır.
a pizza with extra cheese.
ekstra peynirli bir pizza.
keep extra money for emergencies.
acil durumlar için ekstra para ayırın.
a small amount of extra rudder.
bir miktar ek dümen.
Luckily, there was an extra space in the plane.
Neyse ki, uçakta bir ek yer vardı.
engineers want to build in extra traction.
mühendisler ekstra çekiş gücü eklemek istiyor.
an extra pump for good water circulation.
iyi su dolaşımı için ek bir pompa.
an extra desk of first and second violins.
birinci ve ikinci kemanlar için ek bir masa.
he is trying to be extra good.
oldukça iyi olmaya çalışıyor.
a self-indulgent extra hour of sleep.
kendini şımartıcı bir ek saatlik uyku.
We do not ask for extra pay.
Ekstra ücret istemiyoruz.
bind about one's extra duties
ekstra görevler etrafında bağlamak
took extra payments on the sly.
gizlice ek ödemeler aldı.
tagged an extra paragraph on the letter.
mektuba ek bir paragraf ekledi.
If traffic is heavy, then allow extra time.
Trafik yoğunsa, ek zaman tanıyın.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir