extremism

[US]/ɪk'striːmɪz(ə)m/
[UK]/ɪk'strimɪzəm/
Frequency: Very High

Translation

n. aşırılık Aşırı inançlar veya davranışlar, genellikle politika, din veya toplumda aşırı pozisyonlar tutmayı ifade eder.
Word Forms

Phrases & Collocations

violent extremism

şiddetli aşırılıkçılık

religious extremism

dini aşırılıkçılık

radical extremism

köklü aşırılıkçılık

Example Sentences

In Niger, Amadou Morou said it was a speech against extremism both in the United States and in other countries.

Nijer'de Amadou Morou, bunun Amerika Birleşik Devletleri ve diğer ülkelerde aşırılıkçılığa karşı bir konuşma olduğunu söyledi.

extremism in politics often leads to social unrest

Siyaset'teki aşırılıkçılık genellikle sosyal huzursuzluğa yol açar.

religious extremism can fuel violence and conflict

Dini aşırılıkçılık şiddeti ve çatışmayı körükleyebilir.

combating extremism requires a multi-faceted approach

Aşırılıkçılıkla mücadele çok yönlü bir yaklaşım gerektirir.

extremism poses a threat to national security

Aşırılıkçılık ulusal güvenliğe bir tehdit oluşturur.

education is key to preventing extremism

Eğitim, aşırılıkçılığı önlemenin anahtarıdır.

extremism can be fueled by misinformation and propaganda

Aşırılıkçılık yanlış bilgilendirme ve propagandayla körüklenebilir.

extremism undermines social cohesion and harmony

Aşırılıkçılık sosyal uyumu ve uyumunu zayıflatır.

violent extremism is a global concern

Şiddetli aşırılıkçılık küresel bir endişedir.

extremism can lead to radicalization of individuals

Aşırılıkçılık bireylerin radikalleşmesine yol açabilir.

addressing extremism requires community engagement

Aşırılıkçılıkla başa çıkmak topluluk katılımı gerektirir.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now