water falls
su şelalesi
falls apart
parçalara ayrılıyor
falls short
yetersiz kalmak
falls behind
geride kalmak
falls in
içine düşmek
falls due
vadesi gelmek
falls flat
bekleneni karşılamamak
falls within
içinde olmak
falls victim
kurban olmak
falls silent
sessizliğe gömülmek
the temperature falls significantly at night.
gece sıcaklığı önemli ölçüde düşüyor.
as autumn arrives, the leaves falls from the trees.
sonbahar geldiğinde yapraklar ağaçlardan düşüyor.
the stock market often falls during a recession.
borsa genellikle bir durgunluk döneminde düşüş gösterir.
my interest in the project falls every time i hear bad news.
kötü haberler duyduğum her seferinde projeye olan ilgim azalıyor.
the company falls short of its sales targets this quarter.
şirket bu çeyrekte satış hedeflerine ulaşamıyor.
when winter falls, the days become shorter.
kış geldiğinde günler kısalıyor.
she falls asleep quickly after a long day.
uzun bir günün ardından hızlı bir şekilde uykuya dalıyor.
the curtain falls at the end of the performance.
gösterinin sonunda perde düşüyor.
he falls in love with her every time they meet.
onlarla her buluştuklarında ona aşık oluyor.
the waterfall falls from a great height.
şelale büyük bir yükseklikten düşüyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir