falsas promesas
Turkish_translation
falsa alarma
Turkish_translation
falsas noticias
Turkish_translation
falsa modesty
Turkish_translation
falsa esperanza
Turkish_translation
falsa starts
Turkish_translation
the witness was charged with giving false evidence in court.
Göz tanığı, mahkemede yanlış tanıklık vermekle suçlandı.
she flashed a false smile to hide her disappointment.
Üzüntüsünü gizlemek için yanlış bir gülümseme yaptı.
the police arrested him for carrying a false passport.
Polis, onu sahte pasaport taşıdığı için gözaltına aldı.
this creates a false sense of security among investors.
Bu, yatırımcılar arasında yanlış bir güvenlik hissi yaratır.
don't be misled by false advertising claims.
Sahte reklam iddialarına inanmayın.
the doctor reassured him that the alarm was false.
Doktor, alarmın yanlış olduğunu ona teyid etti.
making a false statement to the police is a crime.
Polise yanlış bir ifade vermek bir suçtur.
the spy operated under a false identity for years.
İstihbarat memuru, yıllar boyunca sahte bir kimlik altında çalıştı.
the article was based on false premises and incorrect data.
Makale, yanlış varsayımlar ve yanlış veriler üzerine kuruldu.
he made a false move and the alarm triggered immediately.
Yanlış bir hamle yaptı ve alarm hemen tetiklendi.
she started the rumor based on a false assumption.
Yanlış bir varsayıma dayanarak bu söylentiyi başlattı.
falsas promesas
Turkish_translation
falsa alarma
Turkish_translation
falsas noticias
Turkish_translation
falsa modesty
Turkish_translation
falsa esperanza
Turkish_translation
falsa starts
Turkish_translation
the witness was charged with giving false evidence in court.
Göz tanığı, mahkemede yanlış tanıklık vermekle suçlandı.
she flashed a false smile to hide her disappointment.
Üzüntüsünü gizlemek için yanlış bir gülümseme yaptı.
the police arrested him for carrying a false passport.
Polis, onu sahte pasaport taşıdığı için gözaltına aldı.
this creates a false sense of security among investors.
Bu, yatırımcılar arasında yanlış bir güvenlik hissi yaratır.
don't be misled by false advertising claims.
Sahte reklam iddialarına inanmayın.
the doctor reassured him that the alarm was false.
Doktor, alarmın yanlış olduğunu ona teyid etti.
making a false statement to the police is a crime.
Polise yanlış bir ifade vermek bir suçtur.
the spy operated under a false identity for years.
İstihbarat memuru, yıllar boyunca sahte bir kimlik altında çalıştı.
the article was based on false premises and incorrect data.
Makale, yanlış varsayımlar ve yanlış veriler üzerine kuruldu.
he made a false move and the alarm triggered immediately.
Yanlış bir hamle yaptı ve alarm hemen tetiklendi.
she started the rumor based on a false assumption.
Yanlış bir varsayıma dayanarak bu söylentiyi başlattı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir