façade

[ABD]//fəˈsɑːd//
[İngiltere]//fəˈsæd//

Çeviri

n. bir binanın ön kısmı, özellikle büyük ya da etkileyici olanlar; doğrudan görünüm ya da gerçekliği gizleyen bir gösteriş; bir binanın özel mimari işleme verilen herhangi bir yüzü

İfadeler ve Kalıplar

behind the façade

fasadın ardında

maintain façade

fasadı korumak

false façade

yalan fasad

crumbling façade

çöken fasad

façade of normality

normalliğin fasadı

crack the façade

fasadı çatlatmak

perfect façade

mükemmel fasad

façade hides

fasad gizler

social façade

toplumsal fasad

façade collapses

fasad çöker

Örnek Cümleler

the company maintains a façade of success while struggling financially.

Şirket, mali olarak zorlanırken başarılarının bir fasadı koruyor.

he hid behind a façade of confidence to cover his insecurities.

İnsanı güvensesizliklerini gizlemek için bir güvence fasadı ardında saklanıyordu.

the old mansion's grand façade hides a dark history.

Eski manzaranın büyük fasadı karanlık bir geçmiş gizliyor.

their friendship was just a façade; they actually disliked each other.

Dostlukları sadece bir fasad idi; aslında birbirlerini sevmiyorlardı.

the politician's calm demeanor was merely a façade hiding his anger.

Siyasetçinin sakin tutumu, öfkesini gizleyen sadece bir fasad idi.

the façade of respectability crumbled when the scandal was exposed.

Skandal ortaya konduğunda saygınlık fasadı çöktü.

she painted a façade of happiness despite her inner turmoil.

İçindeki çalkantıya rağmen mutluluk fasadı boyadı.

the luxury hotel's impressive façade impressed visitors from the street.

Lüks otelin etkileyici fasadı sokaktan gelen ziyaretçileri etkiledi.

behind the façade of normalcy, dangerous secrets lurked.

Normali fasadı ardında tehlikeli sırlar saklıyordu.

the team's winning streak was a façade masking underlying problems.

Takımın galibiyet serisi, temeldeki sorunları gizleyen bir fasad idi.

his friendly smile was a façade to manipulate others.

Amacı başkalarını etkilemek olan dostça gülümlemesi bir fasad idi.

the ancient temple's weathered façade still stood majestic.

Eski tapınakta yıpranmış fasad hâlâ görkemli duruyordu.

the corrupt official maintained a façade of honesty throughout his career.

Yolsuz memur, kariyerinin boyunca dürüstlük fasadını korudu.

consumers are often deceived by the attractive façade of products.

Tüketiciler, ürünlerin cazip fasadına sık sık kandırılırlar.

Popüler Kelimeler

Sıkça aranan kelimeleri keşfedin

Tüm İçeriğin Kilidini Açmak İçin Uygulamayı İndirin

Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!

DictoGo'yu Hemen İndir