ficklenesses of life
hayatın değişkenliği
embracing ficklenesses
değişkenliği kucaklamak
ficklenesses in love
aşkta değişkenlik
ficklenesses of fate
kaderin değişkenliği
ficklenesses of nature
doğanın değişkenliği
ficklenesses of trends
trendlerin değişkenliği
ficklenesses we face
karşılaştığımız değişkenlik
understanding ficklenesses
değişkenliği anlamak
ficklenesses of opinions
görüşlerin değişkenliği
ficklenesses of time
zamanın değişkenliği
his ficklenesses make it hard to trust him.
Onun değişkenliği, ona güvenmeyi zorlaştırıyor.
the ficklenesses of the weather can ruin our plans.
Havanın değişkenliği planlarımızı bozabilir.
she often complains about the ficklenesses of her friends.
Genellikle arkadaşlarının değişkenliği hakkında şikayet ediyor.
ficklenesses in fashion trends can be confusing for shoppers.
Moda trendlerindeki değişkenlik, müşteriler için kafa karıştırıcı olabilir.
we must adapt to the ficklenesses of the market.
Pazarda yaşanan değişkenliklere uyum sağlamalıyız.
his ficklenesses in love led to many heartbreaks.
Aşkta yaşanan değişkenlikleri, birçok hayal kırıklığına yol açtı.
the ficklenesses of public opinion can be challenging for politicians.
Kamuoyunun değişkenliği, siyasetçiler için zorlayıcı olabilir.
she learned to embrace the ficklenesses of life.
Hayatın değişkenliğini kabullenmeyi öğrendi.
the ficklenesses of childhood friendships are often overlooked.
Çocukluk arkadaşlıklarındaki değişkenlikler genellikle gözden kaçırılıyor.
understanding the ficklenesses of human nature is essential.
İnsan doğasının değişkenliğini anlamak önemlidir.
ficklenesses of life
hayatın değişkenliği
embracing ficklenesses
değişkenliği kucaklamak
ficklenesses in love
aşkta değişkenlik
ficklenesses of fate
kaderin değişkenliği
ficklenesses of nature
doğanın değişkenliği
ficklenesses of trends
trendlerin değişkenliği
ficklenesses we face
karşılaştığımız değişkenlik
understanding ficklenesses
değişkenliği anlamak
ficklenesses of opinions
görüşlerin değişkenliği
ficklenesses of time
zamanın değişkenliği
his ficklenesses make it hard to trust him.
Onun değişkenliği, ona güvenmeyi zorlaştırıyor.
the ficklenesses of the weather can ruin our plans.
Havanın değişkenliği planlarımızı bozabilir.
she often complains about the ficklenesses of her friends.
Genellikle arkadaşlarının değişkenliği hakkında şikayet ediyor.
ficklenesses in fashion trends can be confusing for shoppers.
Moda trendlerindeki değişkenlik, müşteriler için kafa karıştırıcı olabilir.
we must adapt to the ficklenesses of the market.
Pazarda yaşanan değişkenliklere uyum sağlamalıyız.
his ficklenesses in love led to many heartbreaks.
Aşkta yaşanan değişkenlikleri, birçok hayal kırıklığına yol açtı.
the ficklenesses of public opinion can be challenging for politicians.
Kamuoyunun değişkenliği, siyasetçiler için zorlayıcı olabilir.
she learned to embrace the ficklenesses of life.
Hayatın değişkenliğini kabullenmeyi öğrendi.
the ficklenesses of childhood friendships are often overlooked.
Çocukluk arkadaşlıklarındaki değişkenlikler genellikle gözden kaçırılıyor.
understanding the ficklenesses of human nature is essential.
İnsan doğasının değişkenliğini anlamak önemlidir.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir