| Plural | fids |
fid value
fid değeri
fid number
fid numarası
fid token
fid belirteci
fid reference
fid referansı
fid field
fid alanı
fid identifier
fid tanımlayıcı
fid scheme
fid şeması
fid list
fid listesi
fid status
fid durumu
fid code
fid kodu
he decided to fid the new project with great enthusiasm.
O, yeni projeye büyük bir hevesle başlamaya karar verdi.
she managed to fid her way through the complex rules.
Karmaşık kuralların içinden yolunu bulmayı başardı.
it's important to fid the right balance in your work-life.
Çalışma hayatınızda doğru dengeyi bulmak önemlidir.
they will fid a solution to the problem soon.
Soruna yakın zamanda bir çözüm bulacaklar.
he needs to fid his focus during the exam.
Sınav sırasında odaklanmasını sağlaması gerekiyor.
we should fid a way to improve communication.
İletişimi iyileştirmenin bir yolunu bulmalıyız.
she is trying to fid her passion in life.
Hayatında tutkusunu bulmaya çalışıyor.
it's essential to fid your audience when presenting.
Sunum yaparken hedef kitlenizi belirlemek önemlidir.
he can fid joy in small things.
Küçük şeylerden keyif alabilir.
we need to fid a compromise that works for everyone.
Herkes için çalışan bir uzlaşma bulmamız gerekiyor.
fid value
fid değeri
fid number
fid numarası
fid token
fid belirteci
fid reference
fid referansı
fid field
fid alanı
fid identifier
fid tanımlayıcı
fid scheme
fid şeması
fid list
fid listesi
fid status
fid durumu
fid code
fid kodu
he decided to fid the new project with great enthusiasm.
O, yeni projeye büyük bir hevesle başlamaya karar verdi.
she managed to fid her way through the complex rules.
Karmaşık kuralların içinden yolunu bulmayı başardı.
it's important to fid the right balance in your work-life.
Çalışma hayatınızda doğru dengeyi bulmak önemlidir.
they will fid a solution to the problem soon.
Soruna yakın zamanda bir çözüm bulacaklar.
he needs to fid his focus during the exam.
Sınav sırasında odaklanmasını sağlaması gerekiyor.
we should fid a way to improve communication.
İletişimi iyileştirmenin bir yolunu bulmalıyız.
she is trying to fid her passion in life.
Hayatında tutkusunu bulmaya çalışıyor.
it's essential to fid your audience when presenting.
Sunum yaparken hedef kitlenizi belirlemek önemlidir.
he can fid joy in small things.
Küçük şeylerden keyif alabilir.
we need to fid a compromise that works for everyone.
Herkes için çalışan bir uzlaşma bulmamız gerekiyor.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir