sense of finality
bitişin duygusu
feeling of finality
bitişin duygusu
air of finality
bitiş havası
tone of finality
bitiş tonu
the abrupt finality of death.
ölümün ani kesinliği.
finality of one's decision
kararın kesinliği
the desire for justice rather than finality fuels challenges to decisions.
adalet arayışı, kesinlikten ziyade, kararlara yönelik zorlukları körükler.
The judge's decision brought a sense of finality to the case.
Hakimin kararı davaya kesinlik getirdi.
The finality of death is something that everyone must face.
Ölümün kesinliği herkesin karşılaması gereken bir şeydir.
The contract was signed with a sense of finality, sealing the deal.
Sözleşme, anlaşmayı mühürleyerek kesinlik duygusuyla imzalandı.
Her resignation was accepted with finality by the company.
Şirket, istifası kesin olarak kabul etti.
The finality of the exam results left many students feeling anxious.
Sınav sonuçlarının kesinliği birçok öğrenciyi endişelendirdi.
The breakup brought a sense of finality to their relationship.
Ayrılık, ilişkilerine kesinlik getirdi.
The finality of the decision was evident in his tone.
Kararın kesinliği, tonundan belliydi.
The divorce decree marked the finality of their marriage.
Boşanma kararı, evliliklerinin sona ermesini işaret etti.
The finality of the deadline motivated everyone to work harder.
Son teslim tarihinin kesinliği, herkesi daha sıkı çalışmaya teşvik etti.
The finality of the verdict brought closure to the long legal battle.
Kararın kesinliği, uzun hukuki mücadeleye son verdi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir