| Plural | findspots |
unknown findspot
Bilinmeyen buluntu yeri
recorded findspot
Kayıt edilen buluntu yeri
archaeological findspot
Arsakolojik buluntu yeri
original findspot
Asıl buluntu yeri
precise findspot
Tahmini buluntu yeri
findspot location
Buluntu yeri konumu
verify the findspot
Buluntu yerini doğrula
secure findspot
Güvenli buluntu yeri
ancient findspot
Eski buluntu yeri
coin findspot
Madeni para buluntu yeri
archaeologists documented the exact findspot of the bronze age dagger during their summer excavation.
Arkeologlar, yazın kazıları sırasında bronz çağ bıçağının tam bulunuş yerini belgeledi.
precise findspot information is crucial for understanding the cultural context of ancient artifacts.
Eski eserlerin kültürel bağlamını anlamanın temelinde doğru bulunuş bilgisi yatmaktadır.
the dinosaur fossil's original findspot was carefully mapped using advanced surveying equipment.
Dinozor fosili için orijinal bulunuş yeri, gelişmiş ölçüm cihazları kullanılarak dikkatlice haritalandı.
museum curators often struggle with incomplete findspot data in their historical collections.
Müze yöneticileri genellikle tarihi koleksiyonlarında eksik bulunuş verileriyle mücadele eder.
the suspected findspot yielded several additional paleolithic tools during the second excavation phase.
Şüpheli bulunuş yeri, ikinci kazı aşamasında birkaç ek paleyitik alet verdi.
researchers compared ceramic styles from different findspots across the mediterranean region.
Araştırmacılar, Akdeniz bölgesindeki farklı bulunuş yerlerinden seramik stillerini karşılaştırdı.
the findspot location was marked with gps coordinates for precise future reference.
Bulunuş yeri, gelecekteki kesin referanslar için GPS koordinatlarıyla işaretlendi.
illegal treasure hunting has destroyed countless potential findspots throughout the countryside.
Hukuka aykırı hazıne avcılığı, kırsal bölgelerde sayısız potansiyel bulunuş yerini yok etti.
the reported findspot turned out to be a medieval burial ground rather than an ancient settlement.
Bildirilen bulunuş yeri, eski bir yerleşim yerine göre Orta Çağ mezarlığı olarak çıktı.
radiocarbon dating results were correlated with the specific findspot where the bones were discovered.
Radyokarbon tarihleme sonuçları, kemiklerin bulunduğu özel bulunuş yeriyle ilişkilendirildi.
harsh weather conditions at the findspot significantly complicated the archaeological excavation.
Bulunuş yerindeki sert hava koşulları, arkeolojik kazıyı önemli ölçüde zorlaştırdı.
the findspot's geological stratigraphy provided essential clues for determining the artifact's age.
Bulunuş yerinin jeolojik katmanları, eserin yaşını belirlemek için temel ipuçları sağladı.
unknown findspot
Bilinmeyen buluntu yeri
recorded findspot
Kayıt edilen buluntu yeri
archaeological findspot
Arsakolojik buluntu yeri
original findspot
Asıl buluntu yeri
precise findspot
Tahmini buluntu yeri
findspot location
Buluntu yeri konumu
verify the findspot
Buluntu yerini doğrula
secure findspot
Güvenli buluntu yeri
ancient findspot
Eski buluntu yeri
coin findspot
Madeni para buluntu yeri
archaeologists documented the exact findspot of the bronze age dagger during their summer excavation.
Arkeologlar, yazın kazıları sırasında bronz çağ bıçağının tam bulunuş yerini belgeledi.
precise findspot information is crucial for understanding the cultural context of ancient artifacts.
Eski eserlerin kültürel bağlamını anlamanın temelinde doğru bulunuş bilgisi yatmaktadır.
the dinosaur fossil's original findspot was carefully mapped using advanced surveying equipment.
Dinozor fosili için orijinal bulunuş yeri, gelişmiş ölçüm cihazları kullanılarak dikkatlice haritalandı.
museum curators often struggle with incomplete findspot data in their historical collections.
Müze yöneticileri genellikle tarihi koleksiyonlarında eksik bulunuş verileriyle mücadele eder.
the suspected findspot yielded several additional paleolithic tools during the second excavation phase.
Şüpheli bulunuş yeri, ikinci kazı aşamasında birkaç ek paleyitik alet verdi.
researchers compared ceramic styles from different findspots across the mediterranean region.
Araştırmacılar, Akdeniz bölgesindeki farklı bulunuş yerlerinden seramik stillerini karşılaştırdı.
the findspot location was marked with gps coordinates for precise future reference.
Bulunuş yeri, gelecekteki kesin referanslar için GPS koordinatlarıyla işaretlendi.
illegal treasure hunting has destroyed countless potential findspots throughout the countryside.
Hukuka aykırı hazıne avcılığı, kırsal bölgelerde sayısız potansiyel bulunuş yerini yok etti.
the reported findspot turned out to be a medieval burial ground rather than an ancient settlement.
Bildirilen bulunuş yeri, eski bir yerleşim yerine göre Orta Çağ mezarlığı olarak çıktı.
radiocarbon dating results were correlated with the specific findspot where the bones were discovered.
Radyokarbon tarihleme sonuçları, kemiklerin bulunduğu özel bulunuş yeriyle ilişkilendirildi.
harsh weather conditions at the findspot significantly complicated the archaeological excavation.
Bulunuş yerindeki sert hava koşulları, arkeolojik kazıyı önemli ölçüde zorlaştırdı.
the findspot's geological stratigraphy provided essential clues for determining the artifact's age.
Bulunuş yerinin jeolojik katmanları, eserin yaşını belirlemek için temel ipuçları sağladı.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir