fitfulnesses of sleep
uyku düzensizlikleri
fitfulnesses in life
hayattaki düzensizlikler
fitfulnesses of thought
düşüncelerdeki düzensizlikler
fitfulnesses of mood
duygu durumlarındaki düzensizlikler
fitfulnesses of work
işteki düzensizlikler
fitfulnesses in performance
performanstaki düzensizlikler
fitfulnesses of energy
enerji düzensizlikleri
fitfulnesses of attention
dikkat düzensizlikleri
fitfulnesses of creativity
yaratıcılıktaki düzensizlikler
fitfulnesses in behavior
davranışlarındaki düzensizlikler
her sleep was plagued by fitfulnesses that left her exhausted.
Uykusu, onu bitkin bırakan düzensizliklerle doluyddu.
fitfulnesses in his work routine affected his productivity.
Çalışma rutininin düzensizlikleri onun üretkenliğini etkiledi.
the fitfulnesses of the weather made planning difficult.
Havanın düzensizliği plan yapmayı zorlaştırdı.
she experienced fitfulnesses in her emotions during the stressful period.
Stresli dönemde duygularında düzensizlikler yaşadı.
fitfulnesses in the project timeline caused delays.
Proje zaman çizelgesindeki düzensizlikler gecikmelere neden oldu.
the fitfulnesses of childhood memories often come flooding back.
Çocukluk anılarının düzensizliği sık sık geri akıllarına geliyor.
his fitfulnesses in decision-making led to confusion among the team.
Karar vermedeki düzensizlikleri, ekip arasında kafa karışıklığına yol açtı.
fitfulnesses in her health made it hard to maintain a routine.
Sağlığındaki düzensizlikler rutin bir yaşamı sürdürmeyi zorlaştırdı.
the fitfulnesses of inspiration can be frustrating for artists.
İlhamın düzensizliği sanatçılar için sinir bozucu olabilir.
he tried to manage the fitfulnesses of his anxiety through meditation.
Anksiyetesinin düzensizliğini meditasyon yoluyla yönetmeye çalıştı.
fitfulnesses of sleep
uyku düzensizlikleri
fitfulnesses in life
hayattaki düzensizlikler
fitfulnesses of thought
düşüncelerdeki düzensizlikler
fitfulnesses of mood
duygu durumlarındaki düzensizlikler
fitfulnesses of work
işteki düzensizlikler
fitfulnesses in performance
performanstaki düzensizlikler
fitfulnesses of energy
enerji düzensizlikleri
fitfulnesses of attention
dikkat düzensizlikleri
fitfulnesses of creativity
yaratıcılıktaki düzensizlikler
fitfulnesses in behavior
davranışlarındaki düzensizlikler
her sleep was plagued by fitfulnesses that left her exhausted.
Uykusu, onu bitkin bırakan düzensizliklerle doluyddu.
fitfulnesses in his work routine affected his productivity.
Çalışma rutininin düzensizlikleri onun üretkenliğini etkiledi.
the fitfulnesses of the weather made planning difficult.
Havanın düzensizliği plan yapmayı zorlaştırdı.
she experienced fitfulnesses in her emotions during the stressful period.
Stresli dönemde duygularında düzensizlikler yaşadı.
fitfulnesses in the project timeline caused delays.
Proje zaman çizelgesindeki düzensizlikler gecikmelere neden oldu.
the fitfulnesses of childhood memories often come flooding back.
Çocukluk anılarının düzensizliği sık sık geri akıllarına geliyor.
his fitfulnesses in decision-making led to confusion among the team.
Karar vermedeki düzensizlikleri, ekip arasında kafa karışıklığına yol açtı.
fitfulnesses in her health made it hard to maintain a routine.
Sağlığındaki düzensizlikler rutin bir yaşamı sürdürmeyi zorlaştırdı.
the fitfulnesses of inspiration can be frustrating for artists.
İlhamın düzensizliği sanatçılar için sinir bozucu olabilir.
he tried to manage the fitfulnesses of his anxiety through meditation.
Anksiyetesinin düzensizliğini meditasyon yoluyla yönetmeye çalıştı.
Explore frequently searched vocabulary
Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!
Download DictoGo Now