flash drive
flaş bellek
flashlight
el feneri
in a flash
bir anda
flash memory
flaş bellek
flash point
parlama noktası
flash player
flaş çalar
flash light
flaş ışık
flash on
flaş aç
flash disk
flaş disk
flash welding
flaş kaynak
flash lamp
flaş lamba
flash evaporation
ani buharlaşma
lightning flash
şimşek çakışı
nand flash
nand flaş
news flash
haber flaşı
flash back
geriye dönüş
flash tank
flaş depo
green flash
yeşil flaş
adobe flash player
adobe flash player
flash memory card
flaş bellek kartı
adobe flash
adobe flash
a flash of insight.
bir içgörü anı.
an anticipatory flash of excitement.
bir heyecan dalgası önceden göstergesi
the blue flash of a kingfisher.
kırlangıcın mavi flaşı.
a flash new car.
yeni bir araba flaşı.
a sharp flash of lightning.
keskin bir yıldırım parlaması.
to flash a message on the screen
ekran üzerine bir mesaj flaşlamak
A lighthouse was flashing afar.
Uzakta bir deniz feneri parlıyordu.
she had a flash of inspiration.
ilhamın bir anını yaşadı.
a tremendous flash of lightning.
muazzam bir yıldırım parlaması.
with big flashing eyes
büyük, parlayan gözlerle
Lighthouse and beacons flash at night.
Deniz fenerleri ve işaret lambaları gece parıldar.
The image flashed onto the screen.
Görüntü ekrana flaşlaştı.
The cars flashed by.
Arabalar flaşlaştı geçip gitti.
a massive explosion with a blinding flash of light.
kör edici bir parlaklıkla büyük bir patlama.
the screen flashed up a menu.
ekran bir menü gösterdi.
the scenery flashed by.
manzara flaşlaştı geçip gitti.
our start to the season was just a flash in the pan.
sezona başlama şeklimiz sadece bir anda iyiydi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir