flatfoot

[US]/ˈflæt.fʊt/
[UK]/ˈflæt.fʊt/
Frequency: Very High

Translation

n. düz ayak olma durumu; gayri resmi terim bir polis memuru için

Phrases & Collocations

flatfoot detective

düztabanlı dedektif

flatfoot cop

düztabanlı polis

flatfoot athlete

düztabanlı sporcu

flatfoot problem

düztabanlılık sorunu

flatfoot syndrome

düztabanlılık sendromu

flatfoot condition

düztabanlılık durumu

flatfoot support

düztabanlılık desteği

flatfoot treatment

düztabanlılık tedavisi

flatfoot arch

düztabanlı ayak kemeri

flatfoot shoes

düztabanlılık ayakkabıları

Example Sentences

he was a flatfoot, always following the rules.

O bir ağır aksaklıydı, her zaman kurallara uyuyordu.

the detective felt like a flatfoot in the big city.

Dedektif büyük şehirde bir ağır aksaklı gibi hissediyordu.

flatfooted, she stumbled on the uneven pavement.

Ağır aksaklı, düz olmayan kaldırımlarda tökezledi.

he was flatfooted when he heard the unexpected news.

Beklenmedik haberi duyduğunda ağır aksaklıydı.

the flatfoot officer patrolled the area diligently.

Ağır aksaklı polis memuru alanı özveriyle devriye gezdirdi.

being flatfooted can sometimes lead to bad decisions.

Ağır aksaklı olmak bazen kötü kararlara yol açabilir.

he felt flatfooted during the intense negotiations.

Yoğun görüşmeler sırasında kendini ağır aksaklı hissediyordu.

she was flatfooted in her response to the challenge.

Zorluk karşısında tepkisi ağır aksaklıydı.

the flatfoot approach didn't work in this situation.

Ağır aksaklı yaklaşım bu durumda işe yaramadı.

flatfooted, he realized he had missed the opportunity.

Ağır aksaklı, fırsatı kaçırdığını fark etti.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now