flatten the curve
eğriyi düzelt
flatten the paper
kağıdı düzelt
flatten the dough
hamuru aç
flatten out
yatay hale getirmek
The earthquake caused the buildings to flatten.
Depremin etkisiyle binalar çöktü.
She used a rolling pin to flatten the dough.
Hamuru açmak için bir merdane kullandı.
The chef flattened the chicken breasts before cooking them.
Şef, onları pişirmeden önce tavuk göğsünü yassılaştırdı.
He tried to flatten the wrinkles in his shirt with an iron.
Üzerindeki kırışıklıkları ütöyle düzeltmeye çalıştı.
The car ran over the can and flattened it.
Araba kutunun üzerinden geçti ve onu ezdi.
She used a hammer to flatten the metal sheet.
Metal levhayı yassılaştırmak için bir çekiç kullandı.
The boxer managed to flatten his opponent in the first round.
Dövüşçü, ilk turda rakibini yere serdi.
The heavy snowfall flattened the roofs of several houses.
Yoğun kar yağışı, birkaç evin çatısını çökertti.
He tried to flatten the curve by implementing strict measures.
Sıkı önlemler uygulayarak eğriliği düzleştirmeye çalıştı.
The company's stock price flattened after the announcement of the merger.
Birleşme duyurusundan sonra şirketin hisse senedi fiyatı sabitlendi.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir