fleers

[US]/flɪəz/
[UK]/flɪrz/

Translation

v. alaycı veya alaycı bir ifade yapmak; alay etmek veya küçümsemek; aşağılayıcı bir yüz ifadesi yapmak

Phrases & Collocations

fleeing fleers

kaçan fleers

mocking fleers

alaycı fleers

fleers of disdain

horlamanın fleers'i

fleers of scorn

horlamanın fleers'i

fleers in shadows

gölge içindeki fleers

silent fleers

sessiz fleers

fleers of mockery

alayın fleers'i

unseen fleers

görünmeyen fleers

fleers of laughter

kahkahanın fleers'i

fleers of ridicule

alayın fleers'i

Example Sentences

he fleers at his opponents during the game.

oyun sırasında rakiplerine alaycı bakışlar atıyor.

she can't help but fleer when she sees the mistake.

hatayı gördüğünde kaçınılmaz olarak alaycı bakışlar atıyor.

the children fleer at the silly clown.

çocuklar aptal palyaoya alaycı bakışlar atıyorlar.

they often fleer at the new student.

genellikle yeni öğrenciye alaycı bakışlar atıyorlar.

his fleers made it clear he was not taking it seriously.

alaycı bakışları, konuyu ciddiye almadığını gösteriyordu.

the critic's fleers were harsh and uncalled for.

eleştirmenin alaycı bakışları sert ve gereksizdi.

she tried to ignore their fleers and stay focused.

onların alaycı bakışlarını görmezden gelip odaklanmaya çalıştı.

he responded to their fleers with a confident smile.

onların alaycı bakışlarına kendinden emin bir gülümsemeyle yanıt verdi.

fleers from the crowd only fueled his determination.

kalabalıktan gelen alaycı bakışlar bile onun kararlılığını körükledi.

the comedian's fleers kept the audience entertained.

komedyenin alaycı bakışları seyirciyi eğlendirmeye devam etti.

Popular Words

Explore frequently searched vocabulary

Download App to Unlock Full Content

Want to learn vocabulary more efficiently? Download the DictoGo app and enjoy more vocabulary memorization and review features!

Download DictoGo Now