flies high
yüksekten uçar
flies away
uzağa uçar
flies out
dışarı uçar
flies in
içeri uçar
flies around
çevresinde uçar
flies south
güneye uçar
flies north
kuzeye uçar
flies now
şimdi uçar
flies fast
hızla uçar
flies west
batıya uçar
the pilot flies the plane with skill and precision.
Pilot, uçağı beceriklilik ve hassasiyetle kullanır.
do you ever wonder how the birds flies so high?
Kuşların bu kadar yükseğe nasıl uçtuğunu hiç merak ettiniz mi?
time flies when you're having fun with friends.
Arkadaşlarınızla eğlenirken zaman nasıl hızla geçiyor.
the pesky flies buzzed around our picnic lunch.
Sinir bozucu sivrisinekler piknik öğle yemeğimizin etrafında vızıldadı.
he flies into a rage when he's under pressure.
Basınç altında öfkeye kapılıyor.
the superhero flies through the air to save the day.
Süper kahraman, günü kurtarmak için havada uçarak gelir.
the drone flies over the field, capturing images.
Drone, görüntü yakalamak için tarlanın üzerinde uçuyor.
she flies a kite on the beach during the summer.
O, yazın plajda uçurtma uçuruyor.
the flag flies proudly above the building.
Bayrak, binanın üzerinde gururla dalgalanıyor.
the company flies its employees to a conference.
Şirket, çalışanlarını bir konferansa uçuruyor.
he flies a small aircraft for his surveying job.
O, ölçümleme işi için küçük bir uçak kullanır.
Sıkça aranan kelimeleri keşfedin
Kelimeleri daha verimli öğrenmek ister misiniz? DictoGo uygulamasını indirin ve daha fazla kelime ezberleme ve tekrar özelliğinin keyfini çıkarın!
DictoGo'yu Hemen İndir